ZENITH, Aldo Magada’ya Emanet!

19 Mart 2015 12:07

“Benim hayallerim çok basit: Zenith’i bilindiğinden daha iyi bir konuma getirmek. Var olan konumu iki katına, hatta üç katına ulaştırabilecek potansiyelimiz var.”

Zenith’in yeni CEO’su Aldo Magada, saat endüstrisi içinde edindiği 35 yıllık tecrübesiyle markaya yeni bir soluk katıyor. LVMH Saat Grubu Başkanı Jean-Claude Biver de yeni CEO’nun, saat endüstrisinde sahip olduğu zengin deneyimin, stratejik zekâsının, ürün geliştirme uzmanlığının ve üretim hakkındaki derin bilgisinin Zenith için oldukça faydalı olacağı görüşünde. Saat dünyasında köklü bir geçmişe sahip olan  Zenith’in geleceğe dönük planlarını  Aldo Magada ile konuştuk.

Uzun süredir saat sektörünün içindesiniz ve şimdi Zenith dünyasıyla kesişti yolunuz. Sizce Zenith’te çalışmak nasıl bir duygu?

Evet, ben 35 yıldır saat endüstrisi içerisindeyim. Herkesin bildiği gibi Zenith saat yapım endüstrisinde önemli bir yere sahip ve ben daha önce böyle bir yaratıcıkla, yenilikle karşılaşmadım. Bu hem çok güzel hem de tehlikeli bir şey; çünkü her zaman yeni bir şey arayışı içinde olmak ve müşteriniz için her zaman en iyisini yaptığınıza emin olmak istersiniz. Yaratıcı olmalısınız,  bu çok önemli.

Güçlü bir üretici firma olan Zenith’in 600 adet patentli mekanizması var. Bu saatçilik için çok önemli. Siz neler planlıyorsunuz Zenith için?

Zenith’in üreticiliğinin gerçekten muhteşem olduğunu düşünüyorum. Muhteşem El Primero kalibreye sahipler mesela. Bir yönetici için de bu kadar insan odaklı üretim gerçekten çok etkileyici. Benim hayallerim çok basit: Zenith’i bilindiğinden daha iyi bir konuma getirmek. Var olan konumu iki katına, hatta üç katına ulaştırabilecek potansiyelimiz var. Mesela koleksiyonlarda çok güzel gelişmeler elde edeceğimizi düşünüyorum; çünkü bunları yapacak güçlü ekipmanımız var. Hali hazırda gelişmekte olan bir duruma katkı sağlamak benim amacım.

 Zenith, LVMH grup içerisindeki hangi fiyat kategorisinde?

Jean-Claude Biver bu sınıflandırmayı açıklamıştı; biz ortalama bir fiyat kategorisindeyiz. Her zaman Hublot’un altında yer alacağız, çünkü aynı kişileri paylaşmıyoruz, biz üreticiyiz. 4900 CHF ile 400.000 CHF arasındayız.

Jean-Claude Biver ürün geliştirme ve üretim hakkındaki derin bilginizin Zenith için oldukça faydalı olacağı görüşünde. Biver ile yeniden çalışmak nasıl bir his?

Jean-Claude Biver yalnızca bir önceki patronum değil iyi de arkadaşımdır. 1989’dan 1997 yılına kadar birlikte çalıştık. Bu uzun süre zarfında da iyi birer dost haline geldik, hep iletişimde olduk. Biliyorsunuz saat yapımında, pazarlamasında bir dâhidir. Onunla çalışmaktan her zaman büyük zevk aldım. Onunla çalışmak Andre Federer ile tenis oynamak gibi bir şey!

35 yıldır saat endüstrisi içinde olduğunuzu söylediniz. Bu süre zarfında kendi kurallarınız, misyonunuzun da oluşmuştur mutlaka. Zenith de köklü bir marka ve onun da ayrı bir misyonu vardır elbette. Siz Zenith’le hangi noktalarda kesiştiğinizi düşünüyorsunuz?

Benim misyonum Zenith’in misyonudur. Çünkü kişisel bir misyonum olamaz. Amacım Zenith’i oluşturan zincire güçlü bir halka ekleyebilmek. Çünkü Zenith 150 yıldır var olan bir marka ve her ne olursa olsun en az bir 150 yıl daha sürecek. Umarım güçlü bir zincir halkası oluştururum. Zenith’in geçmişine bakıldığında, gelişmesine katkıda bulunduğum yönünde tanınabilir bir iz bırakabilirsem, bu kesinlikle muhteşem olur.

 Çin’de güçlü bir pazarınız var. Bunun yanı sıra bir takım problemler ve krizler de yaşanıyor aynı bölgede…

Dünyada her zaman bir yerlerde krizler yaşanıyor. Ukrayna krizi, Suriye krizi, Moskova’da yaşanan problemler… Zenith’in en güçlü olduğu pazarlardan biri Çin. Burada yolsuzluklarla ilgili mücadele var. Tabi ki biz de bu konuda, özellikle altın ürünlerde, özel bir gayret sarf ediyoruz. Rolex, Omega, Cartier gibi markalarda Çin’de büyük miktarda işler yapılıyor. Hediye olarak onlarca alınıyor. Zenith öyle değil; insanlar sadece kendileri için alıyorlar veya aileleri, yakın arkadaşları için. Hacimsel olarak bu yüzden yukarıdayız. Sonuç olarak çok rekabetçi bir ortamda yer alıyoruz. Fakat bu her şeyin sonu değil tabi ki. Bazı ürünlerde düşüş yaşasak da genel hacim dengesine baktığımızda, altın ve paslanmaz çelikte düşüşte değiliz.

Yeni jenerasyonun saat alışkanlıkları hakkında ne düşünüyorsunuz? Örneğin Montblanc yeni bir akıllı saat uygulaması yaptı.

Herkes bir şeyler üzerinde çalışıyor. Fakat hiç kimse bu pazarın genişliğini tam olarak bilmiyor. Herkes, “Apple saatte geliyor” dedi, tabi ki gelecek. Peki, bu saat sektörünü yok mu edecek, hiç sanmıyorum. Büyük bir olasılıkla saat işinde bir takım küçük değişiklikler olacaktır. Başka bir bakış açısıyla, bu bir fırsat da olabilir. Genç insanların bileklerinde saat taşımaları için bir imkân oluşturabilir. Çünkü birçok genç saat takmıyor, “telefonumda var, yeterli” diyor. Bu tarz yenilikler belki onlarda saat taşımayı alışkanlık haline getirebilir. Fakat şuna eminim ki insanlar asla klasik saatten vazgeçmeyecekler.

Peki ya Zenith böyle bir yenilik yapacak mı?

Zenith mekanik üretime odaklanmış bir marka. Fakat kişiler yenilikler getirme üzerine her zaman çalışacak. Akıllı saati gören bir yönetici “Bu asla uygulanamaz, olamaz” diyemez. Çünkü hali hazırda olan bir şey. Gelecekte ne olacağı bilinemez, hep birlikte göreceğiz.

Yenilikleri sormuşken, Zenith’in bu yılki tanıtım elçisi kim olacak?

Bu yıl biraz daha farklı şeyler düşünüyoruz. Zenith’in tanıtım elçisi çok iyi tanınmış bir Hollywood yıldızı veya yıldız bir sporcu olmayacak. Seçilecek kişi herkesin iyi bildiği fakat gerçekte marka hakkında konuşturacak biri olmalı. Tabi ki bu tür çalışmalar bütçeye de bağlı. Klasik arabalar bu yılın ana konusu olacak ve desteklerimizi bu yönde sürdüreceğiz.

Son olarak, Türkiye pazarı hakkında ne düşünüyorsunuz?

İstanbul’u ve Bodrum’u ziyaret ettim. İş gereğiydi bu geziler ve çok hoşuma gitti. Türkiye hızla gelişen, tam olgunlaşmamız bir pazar. Kişiler kolaylıkla ne demek istediğinizi anlayabiliyor. Kişisel ilişkileri yüksek; bu da daha çok gayret sarf edilmesi ile oluyor. Türkiye, İsviçre gibi iki çeşit müşteri grubuna sahip. Biliyorsunuz İsviçre’de bazı pazarlar sadece turistlere hitap eder. Türkiye‘de de durum böyle. Belki çok saçma ama bu karışık durum farklı bir şekilde hoşuma gidiyor. Her şey 5 yıl öncesinden daha net şekilleniyor. Büyük bir ülke ve her geçen gün saati daha çok tanıyıp anlıyorlar.

Aldo Magada kimdir?

Zenith’in 1958 doğumlu İsviçreli CEO’su Aldo Magada 1982 yılında San Diego’daki Jolla Üniversitesi’ni bitirdikten sonra Vifor’un satış departmanında çalışmaya başladı. 1984 yılında Swatch Group’a katılan Magada, 1994-1998 yılları arasında Omega’da Ürün Yöneticisi ve Pazarlama Yöneticisi olarak çalıştı. 2000 yılında Gucci Timepieces’in başkanı olarak atanan Magada, iki yıl sonra sırasıyla Technomarine, Reuge ve Badollet’i yönetmek için bu görevinden ayrıldı. 2009 yılında bir danışmanlık şirketi kuran Aldo Magada bir yıl sonra, Uluslararası Satış Yöneticisi ve İş Geliştirme Uzmanı olarak Breitling’e katıldı. Aldo Magada evli ve iki çocuk babasıdır.

Zenith Zenith

IMGP7184

RÖPORTAJ

Related Posts

Comments are closed.

« »