USTALIĞIN VE ESTETİĞİN BİRLEŞİMİ “JAEGER-LeCOULTRE”

26 Mayıs 2015 09:59

Jaeger-LeCoultre Pazarlama ve Teknik Direktörü Stephane Belmont: Nadir bulunan 4 milyar yıllık bir göktaşının üzerinde çalışarak çok özel bir iş meydana getirdik.

Yenilikçi ve yüksek performanslı mekanizmaları ile başarılı işlere imza atan saat firması Jaeger-LeCoultre, her yeni dönemde bir adım daha ileriye gitmek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Nadir bulunan malzemelerle çok özel çalışmalar yaratan marka, modern teknolojiyle ürettiği komplike ve ince saat mekanizmalarını ustalığının ve estetik yeteneğinin bir göstergesi olarak meraklılarının ilgisine sunuyor. Jaeger-LeCoultre’nin Pazarlama ve Teknik Direktörü Stephane Belmont ile markanın son çalışmaları üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

En son iki yıl önce görüşmüştük sizinle. O günden bugüne neler değişti?

İki yıl süresince epey değişikliğimiz oldu. Geçtiğimiz yıl Hybris Artistica koleksiyonumuzu tanıttık. Bu koleksiyonumuz Jaeger Le-Coultre’nin şov, yaratıcılık ve moda yönünü yansıtıyor adeta. Önceki yıllarda ürettiğimiz modellerde daha mekanik üstünlükler ön plandaydı. Bu yıl ise yaratıcılık daha ön planda. Saat bilimi içerisinde tasarımlarımızı kreativite ile birleştirdik.

İki yıl önce bu aşamaya geleceğinizi biliyor muydunuz?

Asla bilemezsiniz, Jaeger Le-Coultre bu.  Biliyorsunuz ki Jaeger Le-Coultre sadece bir saat ustası değil; Jaeger Paris’de yüksek mücevher ustası, Le Coultre da İsviçre’de yaşayan bir saat ustasıydı. Bu yüzden saat ustalığı ile mücevher tasarımını ve uygulamalarını genlerinde çok iyi sentezlemiş bir marka. Yaratıcılık konusunda sınır tanımıyor. Özellikle bazı modellerde, Hybris Artistica gibi koleksiyonlarda estetik ve mücevher ustalığını daha net görebiliyoruz. Planlarımızı ve çalışmalarımızı bu yönde gerçekleştiriyoruz.

Bir saati tasarlarken sizin için önemli olan nedir?

Bir saat üretmeye çalıştığınızda mutlaka saat ustalığı ile estetiği birleştirmeniz gerekir. Örneğin, ay fazı için üç parça ürettik. Ay fazı aslında herkes tarafından geleneksel olarak bilinir ancak hassasiyeti çok fazla bilinmez. Birçok saatte ay fazı vardır fakat çok kesin ölçüm yapamıyorlar. Biz, modellerimizi çok yüksek bir hassasiyet ve doğru ölçüm özellikleri ile yarattık. Yaptığımız çalışmalar sonucunda önceliğimiz olan yüksek hassasiyetli ay fazları ürettik. Rendez moon koleksiyonumuzda çok başarılı bir çalışma yaptık. Birkaç şeyi birleştirmeyi seviyoruz dolayısıyla saat ustalığının bilgisi ile becerisini aynı kadranda birleştirdik. Bu da modellerimize çok fazla ayrıcalık kazandırıyor. Böylece hem hesaplama anlamında yüksek hassasiyet elde ediyoruz hem de gerçek ay hareketlerini mümkün olduğunca gerçek ay hareketine en yakın hassasiyetle elde ediyoruz.

Sizin için estetiğin önemli olduğunu söylediniz, peki ne tür materyaller kullanıyorsunuz?

Ay fazı, kadranda her yer aldığında saatin estetiğine farklı bir estetik katar. Böylece saat yapımında çok üst düzey bir model yaratmış oluyoruz. Kullandığımız materyaller elbette önemli. Astronomi ve uzayı hatırlatacak malzemeleri küçük bir kadrana başarı ile taşımayı becerdik. Özellikle lapis lazuli taşını tercih ediyoruz çünkü gökyüzünün maviliğini çok güzel yansıtıyor.

Ayrıca bu yıl kadranda meteorit kullandık, yani Mars ve Jüpiter arasındaki meteorların yanarak yeryüzüne düşen parçalarını. Bunu, İsveç’in kuzey kısımlarında bulunan ve çok doğal bir malzeme olan meteorit özel lisanslı parçasından yaptık.

Öncelikle meteoritlerden hangisinin yüzeyini kullanırsak daha güzel olur diye düşünerek seçim yaptık. Daha sonra çok sabırlı ve yavaş bir çalışma ile şekil vermek için kesimini yaptık. Böyle bir parçanın kesimi ve şekil verilmesi aşamaları oldukça zor. Daha sonra işleme çalışmalarına başladık.  Tabii ki en orijinal kısmı, 4 milyar yıllık bir taşın üzerinde çalışıyor olmak. Çok nadir bulunan bir parçayla çok özel bir iş yapıyorduk. Modellerin her birinde farklı bir kadran var ve yekpare tek taştan oluşturuldu. Çünkü taşın her bir kesiti birbirinden farklıydı ve bu da saatleri eşsiz kılıyor.

Ay fazı kullandığımız 33 mm’lik Master Calendar’in içerisinde kalibre 866 yer alıyor. 305 adet ile sınırlı olarak ürettiğimiz saat,  40 saat güç rezervine sahip.

Kadın koleksiyonlarınızda ne tür çalışmalara yer verdiniz, önceliğiniz ne oldu?

Geçmişimize bakıldığında saat yapımcılığımızın başarısı büyük bir oranda erkek modellerinden geliyor. Son 50 yıldır ise üretimimizde kadın koleksiyonlarına da ağırlık veriyoruz. Elbette ki o dönemdeki kadın saatleri estetik yönüne ağırlık verilen parçalardan oluşuyordu. Fakat şimdi biliyoruz ki kadınlar da artık komplikasyon tercih etmeye başladılar. Bu yüzden tasarım olarak etkili parçalar yaratmak istedik. Bu anlamda Rendez koleksiyonumuzda daha feminen çalıştık; çok küçük bir alanda muhteşem bir komplikasyona yer verdik. Oldukça zarif bir koleksiyon oldu. Bugün gördükleriniz, iki yıl önce kadın pazarına daha çok yoğunlaşacağımız yönünde verdiğimiz kararların bir sonucudur.

Jaeger-LeCoultre Master Calendar Jaeger-LeCoultre Rendez-Vous Moon

 

 

 

Manşet, RÖPORTAJ

Related Posts

Comments are closed.

« »