Ulysse Nardin, Kering Group’la Daha da Büyüyor

27 Kasım 2014 13:42

Yüksek Saatçilik markası Ulysse Nardin’in Kering Grup tarafından satın alınmasının ardından, markanın CEO’su Patrik P. Hoffmann Türkiye’de ki ilk butik açılışı için ülkemize geldi.

IMG_8217Kering Group tarafından satın alınan Ulysse Nardin, Türkiye Şark Saatçilik ile birlikteliğinin 15. yılında Türkiye’deki ilk butiğini açtı. Açılışa katılan markanın CEO’su Patrik P. Hoffmann ile Saat Dünyası için  sohbet etme imkânı bulduk.

Ulysse Nardin’in Kering Group tarafından satın alınması nasıl oldu? Markanız açısından neler değişecek?

Böyle olması bana da sürpriz oldu ama Kering ile birleşmemiz bize gerçekten güç kattı. Bizim zaten kendimize ait belirgin bir DNA’mız var, herkes de markamızın kimliğinin farkında.

Bunda değişen bir şey olmayacak, sadece daha güçlü ve dinamik olacağız. Kendi yapımızla da onlara katkı sağlayacağız.

Bu birleşme yönetim ve çalışanları nasıl etkileyecek?

Bizim için en önemli bölüm yönetim ve çalışanlardır. Bu birleşme yönetimde bir değişiklik yaratmayacak; çalışanlar da yine kendi görevlerine devam edecekler. Bizim işleyişte, A’dan Z’ye kadar her aşamada hala bir görevimiz ve sorumluluğumuz var. Yönetim memnun, çalışanlar tatmin; bu yüzden olumsuz söylenecek hiç bir söz yok.

Ortaklık sürecine geçiş kolay oldu mu sizler için?

Aslında değişiklik ilk başta biraz zordu. Bunda, “ortağımız kim olacak ve her şey nasıl gelişecek” sorularının karşılığını bulamaması etkiliydi hiç kuşkusuz. Ortağımız açıklanınca hemen önümüze bakıp projeleri yürürlüğe koyduk. Stratejide bir değişiklik olmadı; diğer bölümlerde de değişiklik istenmedi. Ürünlerimiz, kadranlar ve işleyişleri aynen devam ediyor.

Markanızın mevcut sinerjisi bu ortaklığa ne kattı?

IMG_822222Sinerjimizi yoğunlukla, pazarlamaya, araştırmaya ve dağıtıma yönelttik. Dünyanın her tarafındaki ortaklarımızla yapılan anlaşmalarla pazarlamada hız kazandık. En önemli billboardlarla anlaşmalarımızı yaptık. Belirli markalarla anlaşmalar, diğer gruplarla detaylı başka anlaşmalar yaptık. İşte, sinerjimizi nasıl yönlendirdiğimizin kanıtıdır bunlar. Fakat mekanizmalarımızda, tasarım ve geliştirmelerimizde herhangi bir değişiklik olmadı. Ulysse Nardin sağlıklı bir şirket ve Kering de sağlıklı bir şirketi satın aldı. Stratejimizde, geleceğe bakışımızda herhangi bir değişiklik olmadı. Sinerjimizi kaynaklarımızdan, pazarlama ve dağıtım ağımızdan alıyoruz.

Dünya pazarı açısından nasıl bir etki yarattı bu birleşme?

Kering ile birlikte olduktan sonra daha da yukarı sıçradığımızı söyleyebilirim. Dünyada bir değişim yaşanıyor şu anda; savaşlar ve diğer ülkelerdeki çalkantılar tabi ki önemli ve ülkelerin pazarlarını etkiliyor. Biz tüm dünyada ürünlerimizi dağıtıp, pazarlayacak ortaklarımızla yakın iletişim halindeyiz. Tıpkı bir pastayı 4 eşit parçaya ayırır gibi biz de 4 bölüme ayrıldık. Birinci bölüm Amerika, ikinci bölüm Ortadoğu ve Avrupa üçüncü bölüm Rusya ve CIS ülkeleri, dördüncü bölüm ise Asya. Tüm bölgelerdeki distribütörlerimiz eşit şekilde bölünüp çalışmaktadırlar fakat Amerika ve Rusya, şu anda en fazla pazarımızın olduğu ülkeler. Ancak biz bununla da yetinmeyip zayıf olduğumuz pazarlardaki sorunları araştırıp, oraları daha güçlü bir pazar yapmaya çalışıyoruz.

Ulysse Nardin için lüks kavramı ne ifade ediyor? Lüks saat dünyası içinde ürünlerinizi siz nasıl tanımlıyorsunuz?

Lüks anlayışı izafi bir kavramdır. Değerlere, zamana ve toplumlara göre değişir. Önemli olan ve değişmeyen tek lüks, insanların saatin değeriyle mutlu olma lüksüdür. Saatler için ise, insanlar sadece fiyatla değil aynı zamanda hem markanın geçmişi hem de değerine önem veriyorlar. Eğer bir marka bunların ikisine de sahipse o markanın pazarda her zaman önemli bir yeri vardır ve ileride de olacaktır. Biz ürünlerimizi tek bir sözle anlatmak istersek, “yenilikçi” diyebilirim. Yenilikçi ve atılımcı yanımız bizi bugün olduğumuz yere getirdi. Sık sık yaptığımız yeniliklerle saatlerimizi geliştirdik. Biz konsept saat üretiyoruz.

Gelecek ile ilgili planlarınız…

Şu anda İsviçre’deki iki üretim bölgemizde toplam 330 çalışanımız var. Yılda 25 bin adet üretim yapıyoruz. Bu sene %60’lık bir kapasite ile her şeyi kendi atölyelerimizde yaptık. Mekanizmalarımızı da kendi bünyemizde yapıyoruz. 2017-2018’e kadar hedefimiz bunu %90’a çıkartmak. 2 adet yenilikle Bassel’e gideceğiz önümüzdeki yıl. İlk olarak yeni bir teknolojiyle karsılaşacaksınız; hiç bir saat ürününde olmayan bir yenilikle, mekanik elementle karşınıza çıkacağı.  İkinci yenilik de anchor eşapmanda (yani kurma sisteminde) olacak. Kısacası önümüzdeki dönemde de Ulysse Nardin’in yenilikçi politikası devam edecek. Yalnızca fiyat grubunda herhangi bir değişiklik olmayacak, bu bizim DNA’mız çünkü.

RÖPORTAJ

Related Posts

Comments are closed.

« »