SAAT DÜNYASININ DÂHİSİ: JEAN-CLAUDE BIVER

3 Temmuz 2017 13:56

Jean-Claude Biver, İsviçre saat dünyasının dahi ve enerjik yöneticisi olmanın yanı sıra hem endüstriyel hem de reklam çalışmalarındaki başarıları ile adının şimdiden altın harflerle yazılmasını sağladı. LVMH Grup’un Saat Bölümü başkanlığı süresince de, markaya yol gösteren yıldız gibi yeniden enerji kazandırmak için grubun sinerjisini optimize etmeyi planlıyor.

Saatçilik dünyasına kazandırdığı yeniliklerle Zenith’in birçok markayı geride bıraktığını dile getiren LVMH Grup Saat Bölümü Başkanı Jean-Claude Biver, “Umuyorum ki 21. yüzyıl da Zenith için 150 yıllık tarihi kadar önemli olacak. Marka mesajını güçlendirecek ve zamana meydan okuyan saatçilik sanatını onurlandıracağız.” dedi.

 

Zenith olarak öncelikleriniz neler?

Okuyucularınıza vermek istediğim mesaj, Zenith meşalesini çok büyük bir tutkuyla taşıdığımdır. Zorluklar benim için en önemli motivasyon faktörleri ve her şeyin yolunda gittiği zamanlardan çok zorlu dönemlerde kendimi daha çok evimde hissediyorum. Zenith’in efsanevi “müzeyi andıran” yapısını korumak ve 150 yıllık beceri ve yenilikçilik birikimini onurlandırmak niyetindeyiz.

Umuyorum ki 21. yüzyıl da Zenith için 150 yıllık tarihi kadar önemli olacak. Marka mesajını güçlendirecek ve zamana meydan okuyan saatçilik sanatını onurlandıracağız. Zenith kronometrik kusursuzluk üzerine kurulu bir saat markası; bu da tutarlılık konusunda son derece kararlı olduğu anlamına geliyor. Bu alanda, inanılmaz sayıda kronometre ödülüne sahip birikimiyle muhtemelen dünyadaki diğer tüm markaları geride bırakıyor. Biz de bu yönde ilerleyeceğiz.

Marka gelecek yıllarda kendini nasıl konumlandırmalı?

Çok fazla geleneklere doğru eğilirseniz kendinizi müze statüsüne taşırsınız ve çok fazla yenilikçiliğe yönelirseniz de avangart alana girersiniz. Ben Hublot’dayken biz bu iki eğilim ve materyaller ile evrenler arasında bu birleşim ilkesini geliştirmiştik. Bu, bizi şu anda olduğumuz noktaya taşıyan gerçek bir rehber olmuştu. TAG Heuer’de avangartlık ipi göğüslüyor. Diğer yandan Zenith’te her ikisini birbirine bağlayan bir köprü inşa etmemiz ve bunların arasında akıllıca bir konum benimsememiz gerekiyor.

Zenith’in şu andaki güçlü yönleri neler?

Tarihi ve mirası. Bunlar bizi onurlandıran ve kanatlandıran, ileriye dönük bir tavır takınmamıza olanak veren şeyler! Zenith aynı zamanda da tamamen bağımsız bir biçimde kendi gelişimini idare eden tam teşekküllü bir marka. Saat departmanını yönettiğim bir gruba (LVMH) ait olmasının yanı sıra bu da yetenekler arasında sinerjiler yaratmamı sağlayacak gerçek bir değer.

Kesin bir şekilde Zenith’in kronometre alanında kazandığı güçlü konum bizim ifade alanımızı tanımlıyor, ancak bunu genişletmenin sayısız olanağı var. Zenith’te yalnızca tarihsel anlamda değil – çünkü biz buradan geliyoruz- teknik anlamda da her şey kronometreyle başlar, çünkü biz yenilikçiliğe giden bu yolu tercih etmeliyiz. El Primero kalibremiz gelişecek. Tarihi mekanizmayı 21. yüzyıla taşıyan yeni bir eşapman türü çıkaracağız. Bu tabii ki tarihi jenerasyonun yerine yenisinin anlamı geldiğine değil, aksine kalibrelerimizin tutarlılığı ve sürdürülebilirliği açısından gerçekten katma değer sağlayan yeni bir seriyle zenginleştirildiği anlamına geliyor.

 

Manşet, RÖPORTAJ

Related Posts

Comments are closed.

« »