Saat Dünyasının Ay Yüzü: Sarpaneva Watches

3 Aralık 2014 16:38

Stepan Sarpaneva, Finlandiyalı köklü bir mücevherci ailenin  genlerini taşıyor. 2003 yılında, tamamen mekanik kol saatleri tasarımı ve üretimine adanmış Finlandiya’nın yegâne mekanik saat yapım şirketi olan Sarpaneva Watches’ı kurdu. Firmanın kuruluş amacı, yüksek kalitede mekanik saat yapımcılığı ile uzun vadeli ve zamansız görsel tasarımı bir araya getirmek. Sarpaneva Watches’u günümüz piyasasındaki pek çok markadan ayıran temel unsur da bu.

Avrupa kıtasının kuzey ucundaki İskandinav diyarına komşu topraklara konuşlanmış Finlandiya’nın az çok sıra dışı bir ülke olduğunu herkes bilir. Kısa boylu, sessiz Laponyalılar veya Sami halkının, Kuzey Kutbu’na çok da uzak olmayan ormanlarda, Ren geyikleriyle huzur içinde yaşadıkları deneyimli gezginlerin kulağına gitmiştir.

İkinci dereceden uzmanlar da yaz mevsiminin ortasında Finlandiya’da güneşin asla batmadığından veya yılın en uzun gününün Dionysus’a adanarak bol miktarda alkolle kutlandığından haberdardır muhtemelen. Ancak kesin olan tek bir şey var: Ülkenin sadece adını bilseniz dahi, onunla ilişkilendireceğiniz son şey saat yapımcılığıdır.

Leppävaara’da bulunan ve kendi sınıfında gerçekten bağımsız yegâne okul olan ünlü bir saat yapımcılığı okulu, yıllardır sessiz sedasız İsviçre saat endüstrisine son derece iyi eğitimli mezunlar yetiştiriyor. Birazcık araştırdığınızda, bu kişilerin belli başlı İsviçreli markalarda çalıştıklarını, genellikle komplikasyonlarla uğraştıklarını ve hatta saat yapımcılığı ile restorasyon departmanlarını yönettiklerini görebilirsiniz. Buna rağmen Finlandiya’da tasarlanan ve üretilen mekanik Fin saatleri hep bir sis perdesinin arkasında kaldı; ta ki bugüne dek…

Sarpaneva Watches

Sarpaneva Watches, tamamen mekanik kol saatleri tasarımı ve üretimine adanmış Finlandiya’nın yegâne mekanik saat yapım şirketi. Ülkenin başkenti Helsinki’deki atölye 2003’te Stepan Sarpaneva tarafından kuruldu. Finlandiya ve İsviçre’de eğitim alan Sarpaneva, İsviçre’nin önde gelen pek çok şirketinde, son derece gelişmiş komplikasyonlar üzerinde bizzat çalıştı. Sarpaneva atölyesinin saat yapımcılığı felsefesini belirleyen temel yaklaşım, Stepan Sarpaneva’nın yalnızca saat yapımcılığının mekanik yönüyle değil çok daha farklı biçimlerde kendini ifade etme tutkusunda yatmakta. Firmanın kuruluş amacı, yüksek kalitede mekanik saat yapımcılığı ile uzun vadeli ve zamansız görsel tasarımı bir araya getirmek. Sarpaneva Watches’u günümüz piyasasındaki pek çok markadan ayıran temel unsur da bu.

Finlandiya’ya özgü tasarım

Sarpaneva’nın imzasını taşıyan saatlerin günümüzde müşterilerin beğenisine sunulan diğer saatlerden en belirgin farkı, Fin tarzı eşsiz tasarımları. Stepan Sarpaneva’nın hem Finlandiya’da hem Finlandiya dışında tanınan meşhur sanatçılar ve tasarımcılarla dolu bir aileden gelmesi bu farkı daha da anlaşılır kılıyor hiç kuşkusuz.

Basitliğin güzelliğinden ve eski formlardan yansıyan güçten etkilenen Sarpenava, tasarım yaklaşımını şöyle ifade ediyor: “Saat tasarlarken gerçekten dayanıklı, dolaysız ve hatta orijini ne olursa olsun çöpte ya da doğada denk gelebileceğiniz türden paslı demir parçaları ya da pis eşyalar gibi çirkin görünümlü şeylerden birdenbire ilham alabiliyorum. Sanırım bu bir aile geleneği… Ama elbette bir saatte ve hatta mücevherde sırf bu fikirlere saplanıp kalamazsınız; mesele içlerindeki temel fikrin gücünü koruyarak bir şekilde onlara yeni bir görünüm veya konsept kazandırmaktır.”

Sarpaneva Korona

Stepan Sarpaneva’nın tasarım yaklaşımının en iyi örneklerinden biri, tüm dünyadan koleksiyoncuların büyük ilgiyle karşıladığı Korona kol saatleri serisi. Sarpaneva’nın, esin kaynağı olan Ay’ın kadranda yer alması fikri kendi deyimiyle “tipik bir hikâye”: “İnsanlar fikri nasıl bulduğumu soruyor; oysa benim açımdan tipik bir hikâyesi var. Bir gece gerçekten geç saatlerde arkadaşlarımla birlikte eve doğru yürürken, dolunayın parlak ışıkları evimin yakınlarındaki caddeye dizili ağaçları çevreleyen paslı demirden kafes işi, yuvarlak parmaklıkları aydınlatıyordu. Her nedense bu detaylar zihnime yerleşti ve hiç çıkmadı. Böylece ertesi gün çizmeye ve formla oynamaya başladım; kâğıttan kafes işi şekiller kesip hepsini birbirlerinin üzerine yığdım. Aynısını metal parçalarla tekrarladığımda, arkadaşlarımdan biri o yığının Güneş tutulması esnasında Güneş’in kenarlarını saran ışıl ışıl haleyi akla getirdiğini söyledi. Korona serisinin kadranları böyle şekillendi işte…”

Korona K3’ün Ay evresi göstergesi de aynı yaklaşımın ürünü. Kadranın parmaklıklarının metal olmalarına karşın ormanı ya da bulutlu gece göğünü veya dış uzayı çağrıştırdığını düşünen Sarpenava, Ay’ın bu kadranın altına yerleştirildiği takdirde hangi evreye yaklaştığının görülebileceğini düşünmüş. Basit bir gerçeklik olmasına rağmen daha önce kol saatlerinde hiç rastlamadığı bu yaklaşım başka bir soruyu da gündeme getirmiş: Ay’ın nasıl görünmesi gerektiği sorusu…

Kimileri Korona K3’teki Ay’ın yüzünün son derece kasvetli olduğunu söyleyerek eleştirse de Stepan Sarpaneva’nın bu konuda farklı görüşleri var: “Biliyorsunuz, Finlandiya’da bizler pek de dışa dönük insanlar sayılmayız. Belki tarihimizle, önce İsveç’in ardından Rusya’nın işgaline maruz kalmamızla alakalıdır; sonuçta burada herkes hafiften melankolik bir havada dolaşır – başka türlü nasıl tarif edilir bilmiyorum. O yüzden gülümseyen bir Ay tamamen konu dışıydı; zaten sürekli gülümseyen bir Ay evresi, e-postalara koyulan şu sarı suratlara benzerdi. Dolayısıyla doğada temelde mutlu mu yoksa hüzünlü mü olduğu konusunda biraz tereddüt yaşayarak Ay’ı aristokratik bir melankoli halesiyle betimlemeye karar verdim. Korona K3’te Ay’ın yüz ifadesi Finlilerinkinin tıpkısını aynısı oldu.”

Korona K3’ün tasarlanan 18 karatlık iki Ay evresi diski gerçekten zorlu bir uğraşın ürünü. Yüzeyin sadece 0.04 mm kalınlığında olmasına rağmen dört katmanlı yükselti barındırması ilk etapta boyutla ilgili sorunu ortaya çıkarmış. Önce gerçek ölçülerin altı katı büyüklüğünde çizimler yapılıp, ardından büyük modelin her yükselti katmanına karşılık bir parça gelecek biçimde plakadan kabataslak bir model kesilmiş. Bu parçalar birleştirilerek şekilleri bakır materyal üzerinde Ay evresi göstergesinin gerçek ölçülerinde frezeleyen pantografın model plakası oluşturulmuş. İleriki aşamalarda elektrot görevi görecek bakır versiyon usta bir hakkak tarafından temizlenmiş ve ince rötuşları yapılmış. Bakır versiyonun konturları çelik presleme bloğunun 0.04 mm derinliğine elektronik olarak işlenerek yüzün negatif görseli yaratılmış. Son olarak, gözler negatif görselde elde biçimlendirilmiş; usta hakkak son rötuşları gerçekleştirmiş ve materyal sertleştirilmeden önce 2 kez parlatılmış. Ay evresi göstergesinin üretimi aşamasına ancak bu işlem silsilesinin ardından geçilmiş.  Çizimden son aşamaya kadar tüm süreç yine Finlandiya’da bulunan, alanında uzman bir şirket tarafından yaklaşık iki haftada tamamlanmış.

Mekanizmalar 

Stepan Sarpaneva saatlerine en uygun mekanizmayı bulmak için yıllarca uğraşmış ve sonunda SOPROD S.A. firmasıyla yollarını birleştirmiş. Bu ortaklığın başladığı tarihten bugüne, yeni bir mekanizma geliştirmek, kendi zembereğini yaratmak için birlikte çalışıyorlar. SOPROD küçük ve fazla tanınmayan bir firma; ancak İsviçre’de Richard Mille RM007 kadın saatleri ve Hautlance dahil kimi markalara mekanizma tedarik ettikleri biliniyor. Yeni mekanizmaları, ETA parçaları içermeyen sağlıklı ve dayanıklı, dolayısıyla İsviçre’deki ‘mekanizma kültürüne’ damgasını vuracak türden bir tasarım. Sarpaneva Watches hem mevcut kol saati koleksiyonlarında hem de gelecekteki kreasyonlarında bu kalibreyi tercih ediyor.

Koleksiyoncular ve saat severlerin gelecekte pek çok farklı saatin tasarlandığına, bu tasarımların bazen değerli taşlarla donatıldığına ya da erkekler ve kadınlar için ayrı ayrı tasarımlar yapıldığına tanıklık edeceği kesin. Yeni formlar ve saat tipleri şimdiden üretim öncesi aşamada. O yüzden Sarpaneva Watches ile gerçekten ilgilenenlerin yapması gereken tek şey devam etmekte olan hikâyenin bir sonraki bölümünü dört gözle beklemek!

Sarpaneva MoonmachIne

MoonMachine_Black_FaceBir saatte görmek isteyebileceğiniz tüm gizemli unsurlar Sarpaneva Moonmachine’de hayat bulmuş adeta. Model, adından da anlaşılacağı üzere markanın Ay’la olan yakın ilişkisini ifade ediyor. Saatin komplike yapısı ve gösterişli unsurları büyük bir ahenk içinde sergileniyor.
Sarpaneva’nın ayın evrelerini gösteren iki adet Ay yüzü, Korona (güneşin plazma atmosferi) şeklindeki bir açıklıkta belirirken, döner rotor çelikten; genellikle Büyük Ayı olarak bilinen Ursa Major’un Polaris yani Kuzey Yıldızı dahil en parlak yedi yıldızı ve takımyıldızları ise lazer kesimli 22 karatlık altın diskten oluşuyor. Lazer kesimli yıldızlar, alttaki mekanizmanın ışığını da bu sayede yansıtabiliyor. MB&F’nin ikonik savaş baltası da rotor eksenindeki iki Ay yüzü arasına yerleşmiş durumda.
Saatte en dikkat çeken unsur, zamanı yaratıcı ve sıra dışı bir şekilde gösteren Frog… Kabarık kubbeleri Ay yüzeyindeki kumulları andıran bu ayrıntı sayesinde kadran tarafında bulunan ve mekanizmanın görünmesine olanak veren geniş bir açıklık yaratılmış. Moonmachine’in benzersiz tasarımı içyapısı kadar kullanımına da yansımış; bileği paralel değil dikey biçimde sarmalıyor.

SARPANEVA KORONA K0 WUOKSI

2Paslanmaz çelik mekanizmalı model, 46 mm kasa çapında üretilmiş. DLC veya TiN kaplı ve süperluminova indekslere sahip. Soprod A10 kalibre ile güçlendirilmiş ve mekanik otomatik kurum mekanizmalı. Saat 12 konumunda yer alan 29,5 günlük ay fazı, bakır, bronz, gümüş veya altından yapılmış. 300 metreye kadar su geçirmezlik özelliği bulunuyor ve 42 saat güç rezervi var. Bilekliği ise kauçuk, timsah veya kurbağa derisinden yapılmış.

KORONA K3 ROUTA

SAR_korona_k3_routaRouta, Fince’de donmuş toprak anlamına geliyor.
Doğa ananın ilk hissiz olduğu oluşumu anımsatan bu kelime Sarpaneva’nın Korona K3 Northern Star koleksiyonunun özel bir edisyonu. Mücevher pavlamaları Gilles Meier tarafından yapıldı. Sert çelik üzerinde çalışmak için özel bir teknik kullanıldı. Sadece 5 adet üretilen model, mekanik ve otomatik kuruma sahip. Kasası 42 mm çap genişlikte ve 10.2 mm kalınlıkta. 42 saat güç rezervi ve 5 ATM su basıncına dayanma özelliği ile donatılmış

KORONA K0

SAR_korona_k0_blueMekanik otomatik kurum ve Soprod A10 kalibre ile çalışıyor. DLC kaplı paslanmaz çelik kadranı üzerinde superluminova kaplı indekslerine ev sahipliği yapıyor. Mekanizması dalgıçlar için düzenlenmiş zamanlama bileziği ile daha da güçlendirilmiş. 42 saat güç rezervine sahip.

KORONA K3 HARVEST MOON

SAR_korona_k3_harvest_moon_01Tüm diğer modellerde olduğu gibi Stephan Sarpaneva’nın usta ellerinden çıkan K3 Harvest Moon modeli 20 adet olarak limitli üretildi. 42 mm kasası siyah DLC kaplı.18 karat kırmızı altın ay yüzü ise siyak kadran üzerinde kendini belli ediyor.

SUPERNOVA

SUPERNOVA_CMYK_frontSupernova adından da anlaşılacağı üzere, ilhamını uzayın derinlikler’inden alan bir tasarım. Eski bir materyalden yeni bir yıldız doğduğunda meydana gelen patlama esin kaynağı olmuştu saate. (İşin ilginci bu astro-fiziksel fenomenlerin organik bir yönü de mevcut; vücudumuzdaki kırmızı kan hücrelerinde bulunanlar dahil evrendeki tüm demir tıpkı bunun gibi patlamalarla oluştu.)
Stepan: “O dönemde Supernova son derece radikal bir tasarımdı ve yapılmasının çok zor olduğunu da söyleyebilirim size. Kasanın şekli fazlasıyla kompleks ve sadece elde uygulanabilecek biçimde farklı alanlarının parlatılması ve zımparalanması gerekiyor; aynı durum alt kadranlar ve mekanizmanın içindeki birçok parça için de geçerli.”
On örnekten oluşan edisyon birkaç haftada satılmasına rağmen, Supernova’nın yakın bir gelecekte yeni bir formla aramıza geri dönmesi muhtemel.
Motosiklet dişlisinden esinlenilerek doğan model, paslanmaz çelikten el yapımı olarak üretildi. ETA 2824-A2 kalibresi, 28800 titreşim/saat özelliklerine sahip. 42 saat güç rezervi, monoblok, 400 mm çapında kasası ise diğer özellikleri.

KORONA MOONSHINE

SAR_moonshine_46_front_luminovaAy’ın ruhundan üretilen model, Sarpaneva’nın tasarım çizgisini geniş olarak yansıtıyor. Mekanik otomatik kurum ve 42 saat güç rezervi var. 42 mm çap ve 10.2 mm kalınlığında kasaya sahip. 5 ATM su basıncına dayanıklı. Paslanmaz çelik iskelet kadranında siyah pırlantalar bulunuyor.

KORONA RG / WG

SAR_korona_rg_01 SAR_korona_rg_02Harley Davidson motosikletlerinin pinyon dişlisinden esinlenilen model, İsviçre saatçiliğinin ve Fin’li bir zekânın ürünü olarak 2009 yılında yapılan ilk Sarpaneva saatinin yeni modeli olarak üretildi. Sınırlı sayıda olan modelin numarası kasa arkasında yer alıyor. İskelet kadrana sahip ve ayın kasvetli yüzünü yansıtıyor.

KORONA K3 NORTHERN STARS

SAR_korona_k3_northern_stars_wgHasat zamanını takip eden zorlu kışın güzelliğinden etkilenen model 10 adet beyaz altın ve 10 adet siyah pırlanta kaplı çelik kasa olarak üretildi. Karanlıkların sonunda Küçük Ayı takım yıldızı ile parıldayan Kuzey’in gökyüzünü kadranında yaşatıyor. İki yeni saat modellerinden mavi kadranlı olanı kışın dondurucu soğuğundan etkilenmiş. Siyah kadranlı olanı ise Finlandiya kışlarının karanlık gecelerini yansıtıyor.

KORONA K2 ‘KAAMOS’

SAR_korona_k2_tattoo24 saat süren kutup bölgesi uzun polar gecelerinden ilham alan Sarpaneva, Kaamos modelini DLC siyah kaplamalı olarak Korana K2’nin bir versiyonu olarak üretti. Kışın gizemli gecelerin kadranında taşırken Soprod A10 mekanizmaya da ev sahipliği yapıyor.

KORONA K3 BLACK MOON

SAR_korona_k3_black_moon_01Astronomi ve astroloji dünyasının karanlık siyah ay yüzünü, Black Moon kasasında yaşatıyor. Yeni Ay’ı tam olarak gösteren ilk saat olarak nitelendiriliyor. 20 adet sınırlı sayıda üretildi.

SARPANEVA WOODOO

SarpanevaVoodooTek bir adet üretilen Fantom tarzı bir ay yüzüne sahip olan Woodoo modeli, kendinden kurum mekanizmaya sahip. 42 saat güç rezervinde üzerinde 151 adet pırlanta bulunuyor.46 mm kasa çapına sahip,30 metreye kadar su geçirmezliğe sahip.

DOSYA, Manşet

Related Posts

Comments are closed.

« »