OSMANLI SAATLERİ PATEK PHILIPPE MÜZESİNDE

5 Nisan 2018 11:39

Cenevre’de ‘Saat Ustalarının Tapınağı’ olarak nitelendirilen Patek Philippe Saatçilik Müzesinde yaklaşık 2000 adet ürün ile 500 yıllık saatler sergileniyor. Müzede en güzel köşelerden birini de İran ve Türk pazarı için yapılan saatler adı altında 1600 ve 1850 yılları arasında Osmanlılar için üretilmiş saatler oluşturuyor. 

Dünden bugüne, tarih boyunca çoğu bilimin temelini oluşturan zamanı ölçmek için kum saati, su saati ve güneş saatleri kullanılmış. Sümerler ve Mısırlılardan itibaren kullanılmaya başlayan güneş saatleri, streometrik iz düşümünden yola çıkmışlar. Saat ayarlarının kurumsal temelleri, yerdeki güneşin konumuna ve kadran olarak kullanılan mermer, demir, taş gibi parçaların merkezine yerleştirilmiş dikey çubuğun gölgesine bağlı olarak ölçülebilmiş. Daha çok güneşli ülkelerde ibadet zamanlarını belirlemek için oluşturulan güneş saatleri, yatay veya dikey olarak hesaplanıp uygulanmış.

Osmanlı döneminde, sultanlar için de zamanın doğru olarak bilinmesi çok önemliydi. Ezan saatlerinin tam olarak belirlenmesi amacıyla, merkez camilerde muvakkit (güneşe bakarak zaman saatlerini bildiren kişi) yetiştirmek için muvakkithaneler kurulmuş, özel araç ve gereçler sağlanmış. Nüfusun kalabalık olduğu bölgelerde muvakkitlerin olması zorunlu hale getirilmiş.

Fatih Sultan Mehmet 1456 yılında, namaz saatlerinin hesaplanması için Semerkantlı Astronom Ali Kuşçu’yu görevlendirmiş. 1574 yılında ise II. Selim; Osmanlı Gök bilimcisi, mühendis, matematikçi özellikle trigonometri alanında temel oluşturan çalışmalar yapan değerli bilim adamı Takiyyüdin’i gözlem araştırmalarının başlatılması için Galata kulesindeki çalışmaların başına getirmiş. Daha sonra III. Murat’ın fermanıyla 1575 yılında, Tophane sırtlarında Takiyyüdin tarafından rasathane kurulmuştur. 1577 yılında korku veren kuyruklu yıldızın geçişi ve birçok insanın öldüğü salgının başlaması sonucunda, padişahın emri ile Kılıç Ali Paşa tarafından rasathane topa tutulmuş. Bir kısmının söylenti olduğu söylense de Osmanlılarda 19. yy.’ın ortalarına kadar rasathane çalışmalarına ara verilmiş.

İstanbul, Cenevreli saatçilerin ürünlerini yapmaları, pazarlamaları ve yeni Pazar oluşturmaları açısından çok önemli rol oynamış.

Osmanlı’nın saate olan ilgisinin İsviçre saatlerine yönelmesi, Cenevreli saatçilerin 1600 ve 1850 yılları arasında Galata’da kurdukları koloni ile gerçekleşiyor. Bu koloni zaman içerisinde o kadar büyüyüp gelişiyor ki kiliseleri, papazı ve okulları oluyor. Koloni içerisinde, 18. yy. milli egemenlik düşüncesinin sahibi ünlü Fransız devrimcisi, siyaset kuramcısı Jean-Jacques Rousseau’nun babası Isaac Rousseau da bulunuyor. ‘Doğu Fanatizm Kökleri’ isimli Fransızca eserde babasının hayatı ve Galata’da yaşadığı dönemdeki İstanbul’un ipuçlarını iletiyor. ‘İtiraflar’ adlı eserinde ise “Babam tek kardeşimin doğumundan sonra İstanbul’a doğru yola koyuldu ve orada saray saatçiliğine getirildi.” diye yazmaktadır. Isaac Rousseau’nun zaten baba mesleği olan saat tamirciliği konusundaki ustalığı saray tarafından dikkat çekiyor ve namaz saatlerinin belirlenmesi, sarkaçlı saatlerin tamiri için Topkapı Sarayında göreve başlıyor.

Ünlü düşünür Voltaire’nin de çiftliğinde saat üretip, Cenevre kolonisi vasıtası ile Türklere sattığını bazı kaynaklar ifade etmektedir.

Patek Philippe Müzesinde 1600’lü yıllardan itibaren her marka saati inceleyebilirsiniz…

Günümüzde, ünlü saat markası Patek Philippe, 1839 yılından itibaren sattıkları her saatin alıcısının kaydını tutan arşivci yapısıyla örtüşen bir saat müzesinin sahibi. Cenevre’de ‘Saat Ustalarının Tapınağı’ olarak nitelendirilen Patek Philippe Saatçilik Müzesinde yaklaşık 2000 adet ürün ile 500 yıllık saatler sergileniyor. Ayrıca dünyanın ilk saatleri yaklaşık 1 saat kadar bir şaşma gösterdiği için kapaklarına güneş saatleri de eklenmiş olduğunu bu müzede gözlemleme şansını bulabilirsiniz.

Müze, 16. yy. antika koleksiyonu ve Patek Philippe’nin 1839 yılından itibaren ürettiği saatlerin sergilendiği iki ana bölümden oluşmaktadır. İlk saat yapım teçhizatlarını, Patek Philippe arşiv ve kütüphanesini de burada görebilirsiniz.

Müzede en güzel köşelerden birini de İran ve Türk pazarı için yapılan saatler adı altında 1600 ve 1850 yılları arasında Osmanlılar için üretilmiş saatler oluşturuyor. Sergilenen Osmanlı saatlerinin çoğu Breguet imzalı.

 

Boğaziçi ve Sultan Ahmet Cami

Çiçekli Vazo

Özellikleri: Çeyrek çalar saatte Boğaziçi manzarası Sultan Ahmet Cami ve yelkenlisi ile minelenmiş. İkinci kapakta ise vazo içerisinde çiçekler yer almakta. Altın üzerine işlenmiş desenin sanatçısı bilinmemekte. 13684 nolu mekanizması silindir çarklı. Breguet ve Fils imzalı. Yaklaşık, 1820 yılına ait.

 

 

 

 

Lavanta zemin üzerinde askeri hatıralar, çiçekler ve müzik enstrümanları

Çiçek şeklinde yuvarlak kenarlarının üzeri altın çiçeklerle süslü. Renkli çiçekler hem bezelde hem de arka kapakta altın üzerine mine işleme ile yerleştirilmiş. 13655 nolu mekanizması Blondel ve Melly imzalı. 12 saatlik ana kadran ve 60 dakikalık alt kadranı Osmanlıca rakamlı. Yaklaşık 1830 yılında üretilmiş.

 

Osmanlı İmparatorluğu

Çift kasa, Osmanlı haritası kartografik desen mine ile altın üzerine uygulanmış. 30450 nolu mekanizması yakut çarklı Breguet imzalı yaklaşık 1825 yılında üretilmiş.

 

 

 

 

 

 

 

Manşet, SAAT

Related Posts

Comments are closed.

« »