ORIS’İ KURTARAN ADAM

13 Şubat 2020 11:15

“ Oris’in harika bir marka olduğu konusunda şüphem yoktu, bazı piyasalarda güçlü konumdaydık ve kalitemiz yüksekti.”

İsviçre’de 1980’li yıllarda yaşanan değişimin de arkasındaki isimlerden biri olan Dr. Rolf Portmann 90. yaş gününü kutluyor. Bugün Oris’in Onursal Başkanı olarak dikkat çekici hikayesini saat tutkunları ile paylaşıyor. Dr Rolf Portmann, şirkete katıldığı 1956 yılına ve Oris’i bugünkü bağımsız İsviçre saatleri üreticisi olma yolunda ilerleten büyük kariyer anlarına geri dönüyor.

Bize biraz Oris kariyerinizden bahseder misiniz?

Oris’deki kariyerime 1956 yılında bir avukat olarak başladım. O zaman saat endüstrisinde bir kariyer hedeflemiyordum. İsviçre Saat Kanunu olarak bilinen ve Oris’in manivela eşapman saatleri üretmesini engelleyen korumacı federal düzenlemeye karşı savaşmak için işe alınmıştım. Bu Kanun, şirketin ve aslında tüm endüstrinin büyümesini engelliyordu.

Benim görevim İsviçreli siyasetçileri bu düzenlemeden kurtulmaya ikna etmekti. Bunu başardıktan sonra yönetici asistanlığına terfi ettim. Bu, çoğunlukla imalatta, insan kaynaklarında ve gayrimenkul yönetiminde çalışmak demekti.

Oris’i satın aldığınızda şirketin ve endüstrinin durumu nasıldı?

1971 yılında Oris, ASUAG Grup bünyesindeki General Watch şirketine satıldı. Aynı dönemde ben de Genel Müdür oldum. Grup o zaman, tüm parçaların nasıl bir araya geleceğini ve hedeflerin neler olduğunu düşünmeden saat şirketleri satın alıyordu ve dönem, dünya çapında siyasi huzursuzlukların piyasaları etkilediği ve bazı piyasaların çöktüğü bir dönemdi. O sıralarda ABD, altın standart sistemini terk ettikten sonra İsviçre Frangı aniden değerlendi ve tüm bunların üstüne uzak doğu malı quartz saatleri ortaya çıktı. Tüm bunlar İsviçre saatçiliği için bir dizi güçlük doğurdu. Bankalar ASUAG ve SSIH şirketlerini iki büyük holding olarak tutarak endüstriyi konsolide etti. Yeniden yapılanma sonrası ASUAG, Oris’i kapatmayı planlıyordu. Fakat 1982 yılında şirketi, satış departmanı, envanteri ve üretim olanaklarıyla birlikte devralmam konusunda bana bir şans sundular. Ben de bu şansı kullandım.

Bunu yapmaya sizi ne ikna etti?

Oris’e duyduğum kuvvetli inanç. Oris’in harika bir marka olduğu konusunda şüphem yoktu, bazı piyasalarda güçlü konumdaydık ve kalitemiz yüksekti. Buna ek olarak ben kişisel anlamda şirket ile çok ilgiliydim ancak ‘pazarlama insanı’ olmadığımı da biliyordum. Çok yönlüydüm ve Oris’i tekrar gerçekliğe döndürecek vizyonu oluşturmamda bana yardımcı olacak becerikli insanlara güveniyordum. Bunu bir dizi çalışan içerisinde –özellikle de şirketi yönetecek Ulrich W. Herzog’da buldum. Onlarla birlikte Oris’i tekrar başarı yoluna döndürmeyi başardık.

Şirket için vizyonunuz neydi?

Çok açık: markayı kurtarmamız gerekiyordu. Hayatta kalmamız gerekiyordu.

1980’li yıllarında ortasında Oris sadece mekanik saatler üretme kararı aldı. Neden?

Aslında tepeden tırnağa mekanik olduğumuza karar verdik ve quartz saatleriyle ilgili hiçbir şey yapmak istemedik. Mekanik saatleri anladığımızı biliyorduk. Hikâyeler aktaran, el yapımı ve gerçek ürünlerin değerini bilen bir kitlenin halen var olduğu konusunda hemfikirdik.

Güvence altına aldığınız şirketin bağımsızlığı sizce ne kadar önemliydi?

Bağımsızlığımızı tekrar kazanmak bizim için esastı. Grup içerisindeki yerimiz sebebiyle teknik anlamda geliştirebileceklerimiz konusunda kısıtlanmıştık. Şirketin kaşif ruhunu tekrar canlandırmak için bağımsızlığımızı geri almak zorundaydık.

Oris Big Crown modelinin güncelliğini koruyan nedir sizce?

Her ne kadar eldiven takarken saate gerek duymasak da, insanların hoşuna giden bence romantik oluşu. Okuması kolay, sade, hoş bir tasarım her zaman güncelliğini koruyacaktır. Aslında halen mevcut olmasına şaşırıyorum ama esasen Big Crown çok anlamlı bir tasarım. Tamamen Oris tarzı ve tüketici onu seviyor.

Yeni model için neden bronzu seçtiniz?

Klinik mükemmeliyet ve dijitalleşme çağında insanlar, kendi hikayesini anlatan objeleri değerli buluyor. Bu saat, oksitlendikçe, kendi hikayesini oluşturacak.

En çok gurur duyduğunuz Oris anınız nedir?

Büyük bir holding içerisinden şirketi kurtararak yeni bir şey yaratmak. Bu kesinlikle en çok tatmin olduğum anı.

90. yaş gününüz için tebrikler! Nasıl kutlayacaksınız?

Doğum günümü Basel’de ailemle kutlayacağım. Hoş bir öğle yemeği yiyeceğiz ve torunlarımın benim için hazırladığı ufak gösteriyi izleyeceğim.

Hangi saati takacaksınız?

Altın Calibre 110 (Oris’in 110. yılı için 2014 yılında üretilen ve in-house kalibre ile çalışan modeli). Bir mekanizma yaratıcısı olarak Oris’in hikayesini anlatıyor ve inanılmaz bir kesinlik sunuyor. Çok güzel ve onu çıkarmayı asla düşünmüyorum –tabi başka bir saat hediye edilmezse…

Oris Big Crown Bronze Pointer Date

Oris Big Crown Bronze Pointer Date
Bronz kasası, bezeli, kurma kolu ve her bir saati eşsiz kılacak son dokunuşu için kimyasal işleme tabi tutulmuş bronz kadranı ile, Oris’in imza modelinin yeni bir versiyonu.

Detaylar

Kasa: Çok parçalı bronz kasa
Büyüklük: 40.00 mm (1.575 inç)
Kadran Bronz kadran
Işık Yayan Malzeme: Super-LumiNova® ile basılmış akrep ve yelkovan ile uçları

Üst cam: Her iki taraftan kubbeli, yansıtmayan iç kaplamalı safir
Kasa Sırtı: Vidalanmış paslanmaz çelik, şeffaf mineral cam

İşletim cihazları: Güvenlik koluna vidalanmış bronz
Kayış: Kahverengi güderi, bronz toka
Suya dayanıklılık: 5 Bar

Mekanizma: Oris 754
Fonksiyonlar Saat, dakika ve saniye için merkezi akrep ve yelkovan, merkezi akrep ve yelkovan tarihi, anlık tarih, tarih düzelticisi, ileri zaman ayarı ve saniye durdurucusu Kurulum Otomatik, çift yönlü dönen Red RotorTM
Güç rezervi: 38 saat

Manşet, RÖPORTAJ

Related Posts

Comments are closed.

« »