MICHEL PARMIGIANI Sihirli Parmaklarıyla Tarihi Yeniden Yaratıyor

20 Mart 2015 10:09

“Genel olarak saat ustalığı 15. yy’da başladı; eski parçaları incelerken rahatlıkla saat yapımının devrimini ve gelişmesini ayrıntıları ile izleyebiliyorum. Tüm bunlar benim için paha biçilmez bir deneyim.” 

İtalyan kökenli bir ailenin çocuğu olarak 1950 yılında, İsviçre’de doğan Michel Parmigiani yaptıklarıyla bugün yüksek saatçilik dünyasının en ayrıcalıklı isimlerinden biri. Parmigiani’nin bu başarısında hiç kuşkusuz anne-babasının ressam ve mimar olmasının da etkisi büyük.  Genlerinde taşıdığı sanat ve zanaata yatkınlığı, 1966 yılında saat yapımcılığı kursu ile saatçilikle tanışmasını sağladı. Parmigani, La Chaux-de-Fonds ve Le Locle Teknik Okulları’nda aldığı eğitimlerle bilgi birikimini en üst düzeye çıkardı; 25 yaşındayken Mesure et Art du Temps’i kurdu ve böylece tarihi saatleri restore etme serüveni başladı. Piaget, Vacheron gibi markalarla çalışan saat ustası, Breguet’in tamir edilemeyen Pandül Sympathique sarkaçlı saatini restore ederek tüm saat dünyasının dikkatlerini üzerine çekti.

1996 yılında Parmigiani Fleurier markası olarak saatçilik macerasına devam eden Michel Parmigiani, küçük atölyesini bugün 400’ün üzerinde çalışanı olan büyük bir firmaya dönüştürdü. Sihirli parmaklarıyla tarihi yeniden yazan usta, Saat Dünyası için sorularımızı yanıtladı.

 “Benim amacım onarmak değil restore etmek”  demiştiniz bir değerlendirmenizde. Bu ayrımla neyi vurgulamak istediniz?   

Bu değerlendirmemi çok iyi yakalamışsınız. Bu cümlemle şunu anlatmak istiyorum:  Yeniden yaratmak ile restorasyon arasında önemli bir çizgi var. Eğer bir şey kırılmış veya bozulmuşsa sadece yeniden çalışır hale getirmeye çalışırsınız. Bunu yaparken de asla ne çeşit parçalar kullanıldığına dikkat edilmez. Ürünün orijinalliğinin korunması, onarımda pek söz konusu olmaz. Restorasyon ise bunun tam tersidir. En küçük bir ayrıntı bile çok önemlidir; adeta arkeolojik bir çalışmadır. Elinizdeki parçanın nasıl çalıştığını düşünür, araştırısınız. Neden bozuldu, niçin çalışmıyor soruları önemlidir. Bu süreç oldukça uzun ve sancılıdır, ciddi bir araştırmadır. Problemin nerede olduğu belirlenir ve restorasyon yapılacak parçalar yeniden yaratılır.

Restorasyon, parçanın orijinaline duyulan saygıdır. Örneğin 18. yy’a ait bir parçayı onarırken, içerisinde bulunan parçaları günümüzde kullanılan parçalar ile değiştirebilirsiniz. Fakat bu tarihe büyük bir saygısızlık olur. Onun orijinalliği içerisinde parçaların aynılarını, aynı malzemelerle üretmeniz gerekmektedir.

Tarihi yeniden yaratmayı başarmak  bilgi denizinde kaşif olmak gibi bir şey…

Benim için bilgi akışı ve bu bilgileri paylaşmak, öğrendiğim her şeyi kullanabilmek çok anlamlı. Yaklaşık 500 yıllık parçalar üzerinde çalışıyorum, hepsi benim elimden geçiyor. Birçok şey keşfettim, bunlar muhteşem bilgiler. Genel olarak saat ustalığı 15. yy’da başladı; eski parçaları incelerken rahatlıkla saat yapımının devrimini ve gelişmesini ayrıntıları ile izleyebiliyorum. Tüm bunlar benim için paha biçilmez bir deneyim. Büyük ve ayrıcalıklı bir bilgi birikimi sağlıyor gerçekten. Bu konuda birçok kişi ile de iletişimde oluyorum. Saat ustalığının arkasındaki sırları keşfetmeye çalışıyorum.

Elinize restorasyon için bir saat aldığınızda neler hissediyorsunuz? 

Elime tarihi bir saat aldığımda, büyük bir istek ve tutkudan çok, fazlasıyla sorumluluk hissediyorum. Bir örnek vermem gerekirse, son zamanlarda çalıştığım bir cep saati vardı, içerisinde öten bir kuş bulunuyordu. Sadece 4 kişi, 2 saat süresince zarar vermeden açmaya çalıştık.  Restorasyon hiçbir işle kıyaslanamayacak kadar değerli, sabır isteyen, özel ve eşsiz bir iş. Bir yatırımdan, paradan çok daha önemli şeyleri barındırıyor.

Saat üretiminin tüm aşamalarında bulunuyor musunuz?

Evet, saatlerin üretiminde farklı aşamalarda dahil oluyorum. Teknik bölüm, mekanizma geliştirme, tasarım ve son çizgilerinde. Her aşamada uzman olarak yer alıyorum. Benim için mükemmel saat A’dan Z’ye planlanan saatlerdir. Bu yüzden her aşamasında yer almayı tercih ediyorum.

Topkapı Sarayı saatleri ile ilgili bir projeniz vardı, bundan bahsedebilir misiniz?

Müze ile ilgili olarak iki kez proje düşündüm ve müze yetkilileriyle bir araya geldim. Depodaki ürünler dahil olmak üzere tüm saatleri görme imkanım oldu. Muhteşem parçalar var. Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalma nadide saatler bulunuyor.  Aslında Topkapı Müzesi ile güzel bir başlangıç yakaladık, restore edilecek ürünleri seçtim.  Restorasyon, parçalar bazında ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken bir çalışma; tabi böylesi pahalı oluyor. Uzun soluklu bu çalışmaya Türkiye’den sponsor bulmaya çalıştık. Daha önceki distribütörümüzle birlikte hareket ettik. Sonuçta istediğimiz gibi yoğunlaşamadık. Kültür Bakanı da değişince proje beklemeye alındı.

IMGP6873

 

RÖPORTAJ

Related Posts

Comments are closed.

« »