MAURICE LACROIX’DAN “MASTERPIECE GRAVITY”

16 Temmuz 2015 12:05

Maurice Lacroix, kendi segmentinde en güçlü markalardan biri. Yılda yaklaşık 90.000 saat üretiyor. Dünyada 3000 satış noktası ile 70 ayrı pazara dağılmış durumda ve pazardaki yerini sağlamlaştırmanın yanı sıra yenilikleri uygulamakta cesur bir tavır sergiliyor.

Baselworld 2015’in en keyifli sohbetlerinden birini gerçekleştirdiğimiz Maurice Lacroix’nın Ceo’su Stéphane Waser ile buluşmaya giderken, yeni modellerini daha da yakından görebileceğimiz için oldukça sabırsızdık. Bizi tüm şıklığıyla genç Ceo (Yönetici Direktörü) Stéphane Waser karşıladı.  Tabii söze başlarken gençliğinin avantajlarını sormayı da ihmal etmedik.

Stéphane Waser,  saat sektöründe çalışmaya 1998 yılında Tag Heuer ile başlamış. İki yıl sonra çeşitli saat firmalarındaki iş hayatının ardından 2008 yılında Maurice Lacroix’ya geri dönmüş ve Uluslararası Pazarlama Müdürü olarak burada görev almış. 2014 haziran ayından itibaren Yönetici Direktörlük görevini sürdürüyor. Mesleğine tutkulu, hırslı ve yeniliklerin takipçisi bir yönetici.

Maurice Lacroix, kendi segmentinde en güçlü markalardan biri. Yılda yaklaşık 90.000 saat üretiliyor. Dünyada 3000 satış noktası ile 70 ayrı pazara dağılmış durumda. Şu anki koleksiyonlarının % 80’ini erkek, % 20’sini ise kadın modelleri oluşturuyor.  Bu yılın en çok ilgi çeken modeli ise, markanın 40.yılı onuruna Maurice Lacroix’nın tescilli materyali powerlite ile yeniden üretilmiş olan Mastepiece Gravity edisyonu. Daha önceki yıllarda Pontos S Extreme modelinde kullanılan, çelikten hafif, titanyumdan daha sağlam ve horoloji dünyasında dayanılmaz bir güce sahip olan powerlite, Gravity’e mükemmellik kazandırmış. Henüz Türkiye’ye gelmedi, eminiz ki Maurice Lacroix sevenler geliş tarihini merak ediyorlardır. Tabii bir de aşkın gücünü her an için sahibine hatırlatan Power of Love modelini de unutmamak gerek. Pırlantalar eşliğindeki aşk temalı saati ve daha fazlasını röportajımızdan takip edebilirsiniz. Keyifli okumalar…

Çok gençsiniz. Bu kadar taze bir kanın Maurice Lacroix’da olmasının avantajları nedir sizce?

Stéphane Waser: Her şeye çok daha hırslı bakabiliyorsunuz. Yapmak istedikleriniz konusunda daha tutkulu oluyorsunuz. Bunlar, yenilikçi bir marka için önemli özellikler. Ayrıca genç bir çalışma ekibim var. İş konusunda ve gelişmeler konusunda taze bir bakış açısına sahip olmak çok önemli. Neyin nasıl yapıldığını, yeniliklerin neler olduğunu takip etmeli ve bilmelisiniz.

Maurice Lacroix’nın şu anki konumu için neler düşünüyorsunuz?

S.W: Maurice Lacroix, farklı bir marka. Horoloji dünyasına hizmet ediyor. Her zaman yenilikleri ve innovatif tasarımları koleksiyonlarında buluşturuyor. Tabii ki hızla gelişen teknoloji içerisinde yeniliği takip etmek markaya çok farklılık kazandırıyor. Geçirdiğimiz 40 yıl içerisine muhteşem modeller sığdırarak, horoloji dünyasında farklı bir noktada yerimizi koruyoruz.

Masterpiece serisinden Power of Love, mekanik animasyona sahip, çok zekice oluşturulmuş bir model. Bu modelde yaptığınız yenilik hakkında bizlere neler söyleyeceksiniz?

S.W: Yenilik demek daha önceki üretimlerimizden daha farklı şeyler ortaya koyabilmek demek bizim için. Kendi kalibrelerimizi kendimiz üretiyoruz. Power of Love modelinde de öyle oldu; modelde kendi atölyelerimde geliştirdiğimiz 14. kalibremiz olan ML 256’yı kullandık. Bir saat firmasının kendi kalibresini üretiyor olması başlı başına ayrı bir kalite getiriyor. Ayrıca bir mekanizmanın birçok parçasını üretmiş olmamız modellerimizin kalitesini daha da yükseltiyor. Çok fazla ilgi gören Masterpiece Power of Love, farklı bir mekanik zekâyla çalışan muhteşem bir model. 43 mm çapında, genç ve sportif bir görünüme sahip. Beyaz lake kadran üzerinde aşkın yansıması “Love” yazılı yan yana üç kalp kullandık. Çark halindeki iç içe geçen kalpler saniye başı dönerek, dakikada bir “Love” kelimesini oluşturuyor. Her an aşkınız yenileniyor yani. Bunun yanı sıra 50 saatlik güç rezervi göstergesi için 3 pozisyonunda farklı bir çalışma sergiledik. Power of Love yazılı göstergeye pırlantalar eşlik etti. Bezel kısmı dâhil toplam 97 pırlantanın kullanıldığı modelimiz, zarafeti ve ihtişamı aynı anda sunuyor.

Geçen yıl tanıttığınız Gravity koleksiyonunuzda yaptığınız değişiklik çok ses getiren bir çalışma oldu. Ancak bu yıl ona daha büyük bir misyon yükleyerek çok daha güçlü fakat çelikten üç kez daha hafif olmasını sağlayacak bir yenilik eklediniz ve bunu Powerlite alaşım ile sundunuz…

S.W: Evet; ultra ileri teknoloji alaşımlı alüminyum, magnezyum, titanyum, zirkonyum ve seramik Maurice Lacroix’nın atölyelerinde, yaklaşık 5 yıllık R&D çalışmasının sonucunda “powerlite”e dönüştü.

40.yılımızın onuruna, bu yılın edisyonu Masterpiece Gravity modelimizi çok daha hafif ve dayanıklı bir malzeme olan powerlite’dan ürettik. Üç ayrı Gravity modelimiz var.  40. yıl için 40 adet limitli üretilen No. 2 Gravity modelin koyu mavi lake kadranı var. Diğer iki modelden ( No 1 ve No 3) ise, 250 adet olarak limitli ürettik.

Dekorasyonu ve tasarımı, geleneksel yapımızı tamamıyla yansıtıyor. Kadranda lake çalıştık. En önemli kısmı ise, kullandığımız silisyum assortment (regülasyon). Elinize aldığınız andaki hafifliği çok etkileyici. Regülasyon organları, saat 5 ve 11 arasındaki açık kadrandan rahatlıkla izlenebiliyor. 43 mm’lik kasası Antrasit Powerlite. 50 metre su geçirmezlik özelliği var. Saat ve dakika merkezde değil saat 2 konumda; saat 4 pozisyonunda saniye; saat 6 ve 8 arasında ise oskülatör ve ML assortment yer alıyor.

No.1 Graviy Limited model, 2014’te tanıtılan modele daha yakın fakat önemli bir ayrımı var. Saat, Cote de Geneve ile tamamlandı. Kadran yine lake, ibreler dolfin şeklinde ve sadece bu modelde Romen rakamlarını görüyoruz.  Diğer iki Gravity’de indeksler kullanıldı. Kahverengi veya siyah krokodil kayışı var.

No.3 Gravity Limited, PVD- çelik kasa ve lake siyah kadrana sahip, ayrıca da rodyum kaplı. Saniye kadranındaki indeksler beyaz ve kırmızı baskılı, ibreler ise rodyum kaplı. Model, siyah krokodil kayış ile sunuluyor.

Kasada bu tarz açık çalışmayı ilk kez mi yaptınız?

S.W: Daha önce iskelet yapmıştık fakat bu tarz bir çalışmayı ilk kez yapıyoruz.

Fiyat segmenti peki…

S.W: Bizim sabit fiyat aralığımız, 1000-5000 chf ve biz bu segmentte en iddialı markalardan biriyiz. Bunun en önemli nedeni ise, attığımız her adımı çok iyi değerlendirip, bilinçli seçimler yapıyor olmamız. Karakteristik çizgimizden ödün vermeden, DNA’mızdan asla vazgeçmeden hareket ediyoruz.

Markanız sponsorlukları seviyor. Güçlü markalarla birlikte olup sinerji yakalamayı seviyorsunuz…

S.W: Evet, yol haritalarımızdan biri bu. Aynı zamanda sağlam ilerlemenin ve kaliteyi anlatmanın yollarından biri de.  Örneğin, geçen yıl çalışmaya başladık ve dolu dolu bir sezon yaşadık. FC Barcelona ile çok güzel bir çalışma yaptık.  Her futbolcuyu özel olarak tanıyıp ayrı ayrı modeller, özel saatler ürettik.  Dünyanın en ünlü takımlarından biri olan FC Barcelona ile güçlü saat markası Maurice Lacroix’nın birlikteliğini sağladık. Futbolla ilgilenmeyi seviyoruz, gerçekten global bir spor dalı. Tenis gibi sınırlı bir kitlenin ilgilendiği spor dalı değil.

Manşet, RÖPORTAJ

Related Posts

Comments are closed.

« »