Louis Erard’ın Mottosu: Kararlı ve İstikrarlı Yükseliş

5 Haziran 2014 09:34

Firmayı devraldığımız 2003 senesinden itibaren 180 bin adet saat üretimi yapıp bu saatlerin satışını gerçekleştirdik. Bu yıl 20 bin adet saat üretimi planlıyoruz. Beş farklı koleksiyonda üretimlerimiz devam etmekte…”

Sazai Ünlü
sezainulu@smluxuria.com

IMGP6043Klasik tarz saatler üreten Louis Erard ismi, 1931 yılından bu yana el değiştirerek de olsa varlığını başarıyla koruyan bir marka. 2003 yılında Alain Spinedi ve arkadaşları tarafından satın alınan marka bugün saat piyasasında büyük grupların ağırlığına rağmen bağımsız bir isim olarak koleksiyonlar üretmekte, büyümesini ve bilinilirlik ağını başarıyla genişletmekte.

Markaya dair sorularımızı Baselworld 2014’te Alain Spinedi ve Türkiye Distribütörü Evren Saat’in Genel Müdürü Evren Meriç’e yönelttik.

Saat Dünyası: Louis Erard markası ne zaman ve nasıl doğdu? Siz markayla nasıl tanıştınız?

Alain Spinedi: Louis Erard firması; üst düzey bir saat ustası olan Louis Erard tarafından kurulmuş, ilk saat üretimini 1931 yılında, aile ismini marka adında kullanarak gerçekleştirmiş. Aile, şirketin kontrolünü daha fazla sürdüremeyeceğine karar verdiği 1992 yılında markayı başka bir aileye satmış. 2003 senesinde saat piyasasının dışından bir kaç arkadaşımla birlikte, şirketin kontrolünü ve hisselerini bu aileden satın aldık.

-Markanızın dünya saat pazarındaki yerini nasıl görüyorsunuz?

A.S: 10 senedir büyük grupların egemen olduğu markalara karşı alternatif olarak yerimizi pekiştirerek ilerlemeye devam ediyoruz. Şuan için 53 ülkede ve toplamda 600 noktada Louis Erard markası dünya pazarında yer alıyor. Bu sene 20 binin üzerinde satış bekliyoruz.

-Louis Erard markasının özellikleri ve diğer markalardan ayrıldığı noktalar neler?

A.S: Louis Erard markası öncelikli olarak, özellikli mekanik saatlerin üretimini yapan, kaliteli ürünü uygun fiyat anlayışıyla müşterilerinin beğenisine sunan bir İsviçre saat markasıdır. Diğer markalardan ayrı olarak bu sene, İsviçreli makine üreticisi ETA’nın özellikle bayan koleksiyonlarında kullanılan mekanizmalarındaki fiyat artışı ve İsviçre Frangı’nın yükselmesiyle beraber quartz bayan modellerini koleksiyonlarımıza ekledik. Yine bu yolla, rekabetçi fiyat politikamızla, kadın tüketicilere uygun fiyatlı kaliteli ürünleri sunabildik.

“Saat üretiminde başarılı olmak için dağıtım ağı gitgide daha etkili ve önemli olmakta. Büyük grupların tekelinde zorlaşan piyasa koşulları, özellikle Swatch Grup’un kendi butiklerini açıyor olması ve piyasayı tekeline alma çabaları,  perakende satış noktalarına bir nevi tehdit oluşturuyor, satış noktalarının ve distribütör firmaların işlerini zorlaştırıyor. Bu durumda, bizim gibi bağımsız saat markası firmalarının öneminin artacağını ve daha da güçleneceğini düşünüyorum.”

-Markanızın en popüler olmuş koleksiyonu hangisi?

A.S: Excellence koleksiyonu markamızın en özel koleksiyonu. Bu koleksiyonda elle kurmalı, sadece Louis Erard markası için özel üretilmiş saatler bulunmakta. Fakat en fazla satış adedine ulaştığımız koleksiyonumuz Heritage;  cirosal olarak en yüksek noktalara ulaştığımız koleksiyonumuz ise 1931. Yeni sergilenmeye başlanılan quartz modellerimizden de çok güzel geri dönüşler ve bizi olumlu yönde teşvik eden raporlar alıyoruz.

-Bu yılki üretim planınız nedir? Hangi koleksiyonları çalışıyorsunuz mesela…

A.S: Firmayı devraldığımız 2003 senesinden itibaren 180 bin adet saat üretimi yapıp bu saatlerin satışını gerçekleştirdik. Bu yıl 20 bin adet saat üretimi planlıyoruz. Beş farklı koleksiyonda üretimlerimiz devam etmekte… 1931 koleksiyonu, Emotion koleksiyonu, Excellence koleksiyonu, Heritage koleksiyonu ve Romance koleksiyon ile bu koleksiyonlara eklenen yeni modellerle üretimlerimiz devam ediyor. Örneğin kadranından mekanizması görünen 2 adet open heart modeli Heritage koleksiyonunda sergiledik bu yıl. Bunun dışında biri chrono ve biri küçük saniye göstergeli olmak üzere 2 farklı limitli modeli de özel kutularıyla birlikte mağazalarda satılmak üzere sergiledik.

-Sizce bu yılın trend renkleri ve kullanılan materyaller neler olacak?

A.S: Louis Erard markası olarak biz her zaman klasikten yana olmuşuzdur. Modellerimizde altın ve çelik maddelerini kullanıyoruz. Sadelik ve şıklık markamızın öne çıkma nedenidir. Trendlere bakacak olursak, mavi rengin kayışlarda ve kadranlarda kullanımının ağırlıklı olduğunu söyleyebiliriz.

-Louis Erard “maskülen” bir marka diyebilir miyiz?

A.S: Evet, başlangıçta sadece erkek koleksiyonları üreten bir firma konseptini sergilerken 2007 senesinde Emotion koleksiyonunun eklenmesiyle yavaş yavaş kadın kullanıcılara da ulaşmaya başladık. Şuan için Emotion koleksiyonu dışında Romance koleksiyonunun ürünlerinin eklenmesiyle %30 oranında bir kadın koleksiyonuna sahibiz.

-Basel Fuarı markanız açısından nasıl geçti?

A.S: Fuar geçen seneye göre kesinlikle sonuç anlamında daha iyiydi. Louis Erard olarak İsviçre, Ortadoğu ve Rusya’nın bizim için en önde gelen pazarlar olduğunu söyleyebilirim. Bu fuar esnasında ise Hong Kong, Hindistan ve Malezya’dan olumlu geri dönüşler aldık; bu olumlu gelişmeler neticesinde Asya pazarına doğru yönlenme olduğunu söyleyebilirim.

-Son olarak, dünya saat piyasasının gidişatını nasıl görüyorsunuz?

A.S: Saat üretiminde başarılı olmak için dağıtım ağı gitgide daha etkili ve önemli olmakta. Büyük grupların tekelinde zorlaşan piyasa koşulları, özellikle Swatch Grup’un kendi butiklerini açıyor olması ve piyasayı tekeline alma çabaları perakende satış noktalarına bir nevi tehdit oluşturuyor, satış noktalarının ve distribütör firmaların işlerini zorlaştırıyor. Bu durumda, bizim gibi bağımsız saat markası firmalarının öneminin artacağını ve daha da güçleneceğini düşünüyorum.

 

IMGP6053

Saat Dünyası: Sayın Evren Meriç, Louis Erard markasının ne zamandan beri Türkiye distribütörlüğünü yürütmektesiniz? Bize bu süreci biraz anlatabilir misiniz?

Evren Meriç: Louis Erard markası takip ettiğimiz ve istikrarlı yükselişini gördüğümüz bir markaydı. 2013’ün Ağustos ayında firmayla anlaşmamızı tamamladık. Birçok farklı kuruluş markayla ilgileniyordu ancak firma bizim markaya olan inancımız ve güvenimizle birlikte, plan ve projelerimizi duyduğunda tercihini bizden yana kullandı. Karşılıklı oluşan olumlu enerji ve heyecan sonucunda çok güzel bir ortaklığa böylelikle adım atmış olduk.

-Marka için planlarınız nelerdir?

E.M: Louis Erard ile 5 senelik uzun soluklu bir anlaşmaya imza attık; 2014 yaz aylarında ağımızı kurup toptan dağıtımına da başlayacağız. Öncelikli olarak markanın ülkemizdeki bilinirliğini ve kendi mağazalarımızdaki konumunu sağlamlaştırma hedefiyle yola çıktık. Her geçen gün satışlarının ve bilinilirliğinin arttığını da gözlemlemekteyiz.

-Basel Fuarı sizin için nasıl geçti ve yeniliklerle ilgili neler söylemek istersiniz?

E.M: Fuar bizim için keyifli bir yorgunlukla geçti diyebilirim. Saat sektörünün önde gelen firmalarının yeniliklerini sunduğu ve özel ürünlerinin sergilendiği bu fuar; hem yenilikleri görmemiz açısından hem de sipariş verirken ürünlere dokunarak, hissederek doğru tercih yapmamız açısından bizim için senenin en önemli etkinliği. Yeniliklere gelecek olursam, bu sene de bayan modellerinde pırlanta taş kullanımının devam ettiğini ve pembe altın tonlarının hem erkek hem de bayan modellerinde yer aldığını söyleyebilirim. Bununla beraber özellikle erkek modellerinde tekstil kayışların kullanıldığını, mavi ve yeşil renklerin de önde gelen renkler olduğunu gözlemledim.

-Evren Saat olarak 2014 senesi için beklentileriniz ve hedefleriniz nelerdir?

E.M: İlk olarak bu sene mevcut olan mağazalarımızı güçlendirmek ve markamız Louis Erard’ın toptan ağının başarılı bir şekilde kurulması ve ilerlemesini hedeflemekteyiz. Planladığımız bir kaç bölgede mağaza açmayı düşünüyoruz. Ülkemizin rekabetçi bir piyasa olması nedeniyle karlılığımızı maksimize edecek yenilikler bulmayı ve perakende sektöründeki varlığımızı güçlenerek sürdürmeyi istiyoruz.

2014 senesi firmamız için önemli bir yıl. Bu sene sektördeki 40.yılımızı kutluyoruz. Babamız Erkan Meriç’in, dedemiz Recep Meriç’in desteğiyle sektöre ilk girdiği yıl olan 1974 senesi şuan Evren Saat’in oluşumu için önemli bir mihenk taşını oluşturmakta ve yaz aylarında bunu bir etkinlikle kutlamayı planlıyoruz.

RÖPORTAJ

Related Posts

Comments are closed.

« »