Geçmişten Geleceğe Köprü: TIME AEON FOUNDATION

15 Temmuz 2015 17:16

“Time Aeon Foundation”, hem öğrenci yetiştirmek hem de model üretmek için geleneksel horoloji bilgi ve tecrübelerinin toplandığı havuz mantığını kendine misyon edinerek ilk saat modelleri olan “Le Garde Temps – Naissance d’une Montre” yi yarattı.

İsviçre’nin dağ köylerinde, karlar altında kalan yollar açılana dek, uzun ve soğuk gecelerde ellerle şekillendirilen saat parçalarının efsanevi hikâyelerini her zaman duymuşuzdur. Şu anda atölyelerde hayat bulan saatlerin bilimsel geçmişinin yok olmasına gönülleri razı olmayan ve efsanenin devam etmesini canı gönülden isteyen üç usta -Greubel, Forsey ve Dufour-, kurdukları Time Aeon Foundation bünyesinde Le Garde Temps – Naissance d’une Montre projesini başlattılar. Tüm çabalar, geleneksel saat ustalığı mirasını gelecek nesillere aktarmak içindi…

Geleneksel saat ustalığını geleceğe taşımak için…

Artan mekanik ve ticari kaygılardan horolojiyi ve geleneksel yaklaşımları korumak amacıyla 2008 yılında Robert Greubel, Stephen Forsey ve Philippe Dufour tarafından Neuchatel’de kurulan  Time Aeon Foundation, hem öğrenci yetiştirmek hem de model üretmek için geleneksel horoloji bilgi ve tecrübelerinin toplandığı havuz mantığını kendine misyon edindi. Time Aeon Fondation’ın çalışmalarındaki ana fikir, saat yapım ustalığında gelecek ve geçmiş arasında köprü kurmak. Böyle bir kurumun oluşmasındaki nedenleri ise genel olarak şöyle sıralıyorlar:

– Nasıl saat ustası olunabileceğinin kaybolan bilgi ve uzmanlığının önemi,

– Bir meslek olarak saat ustalığının değer kaybetmesi,

– Özel eğitim kurslarının arttırılması,

– Yüksek kaliteli iş gücünün kaybolma endişesi,

– Çağdaş saat ustalığının tanınmamış sanatçılar tarafından uygulanması,

– Genç sanatçıların karşılaşacakları güçlüklerin ortadan kaldırılması,

 

Ve proje başlıyor: Le Garde Temps – Naissance d’une Montre

Üç usta, geleneksel araçlarla ve tezgâhlarda el ile kronometreli saatler yaparken, bir gün akıllarına bu güzel zanaatın ölmemesi gerektiği ve gelecek nesillere de aktarılmasının çok önemli olduğu fikri geldi.  Peki, saat ustalığı mirasını koruyarak gelecek nesillere, gençlere aktarılmasını kim sağlayacaktı?  Bu görev için, Fransa’daki saatçilik okulunda yetenekli bir öğretmen olan Michel Boulanger’i seçtiler ve bir proje başlattılar. 2009 yılında hayat bulan projenin adı  “Le Garde Temps – Naissance d’une Montre” idi. Boulanger, üç saat ustası tarafından ikna edildikten sonra saat yapımının merkezi olan La Chaux-de-Fonds Greubel Forsey atölyelerine sürekli gelerek, mekanizma parça yapımlarının geleneksel yöntemlerini öğrendi. Daha önce herhangi bir saati A’dan Z’ye hiç yapmadığını belirten saat yapım öğretmeni Boulanger, “Her parçayı elle ve eski tezgâhlarda yapmayı öğrendim. Mekanizmayı oluşturan tüm parçaları uzun süren çalışmalarla elde ettik. Her parçanın sabırla yapımını izledim ve kendim yaptım. Böylece öğrencilerime gerekli şeyleri daha rahat öğretebilme yetisi elde ettim.” diyor.

Robert Greubel, Stephen Forsey ve Philippe Dufour’in görevi, saat yapımını geleneksel yollarla öğretmek. Boulanger’in görevi ise, Greubel Forsey atölyelerinde öğrendiği her şeyi gelecek nesillere aktarmasını sağlayacak olan eğitimleri vermek, genç öğrencilere bilgileri geçirebilmek. Bu nedenle her şeyi tam ve kusursuz yapmayı öğrenmeliydi. Ve nihayet, sorumluluğu yüksek olan bu eğitimin neticesinde beklenildiği gibi başarılı sonuçlar ortaya konuldu ve elle hazırlanan bir saat modeli yaratıldı. Naissance d’une Montre olarak adlandırılan saat, 2012 yılında resmi olarak Cenevre’de SIHH organizasyonunda tanıtıldı.  2014 yılında ise ilk tourbillon kısmı tamamlandı.

Üç kişinin ortak rüyası gerçeğe dönüştü: Naissance d’une Montre

Altı yıl sonra üretilen Naissance d’une Montre’nin, merkezde olmayan kadran göstergesi, dakikalar, tourbillon mekanizmasının içerisine hapsedilen materyaller ve mühendislik inceliği geleneksel saat ustalığının ve terbiyesinin bir eseri olarak yaratıldı. Özellikle tüm parçaların pinionundan çarklarına kadar elle şekillenip, üretilmesi ve tourbillona dönüşmesi, Michel Boulanger’in yeteneğiyle birleşince saat başarılı bir model olarak karşımıza çıktı.

Elle kurum mekanizması ve tourbillon komplikasyonu, ilk ve öncü eşzamanlılık (isochronism), dereceleme, kronometrenin magnetik etkisi gibi horolojiye 1800 yıllarda yön verici çalışmalarda bulunan Jaques Frederic Houriet ve Abraham-Louis Breguet ‘in ayak izleri de bu çalışmayla başarılı şekilde takip edilmiş oldu.

El yapımı saat, üç ibre ve bir tourbillondan oluşuyor. 45 mm kasa çapı, 15.1 mm yükseklik ve 18.000 vibrasyon/saat özelliklerine sahip. Elle dikim kayışı var. Modelin, ilk olarak 2016 yılında 11 adet limitli olarak satışa sunulması planlanıyor. Bu satıştan elde edilecek olan gelir ise, saat mirası çalışmalarının daha da arttırılması amacıyla vakıf fonuna aktarılacak.

Manşet, SAAT

Related Posts

Comments are closed.

« »