Danimarkalı Bir Yıldız Shooting Star

11 Ekim 2013 12:52

İngilizcede kayan yıldız anlamına gelen Shooting Star, ismini fazlasıyla hak ediyor çünkü o dünyanın en hızlı süper yatlarından birisi. İskandinav tasarımı ve mühendisliğinin buluştuğu yat, 5 Mayıs’ta İstanbul Çırağan Palace’ta gerçekleşen 2012 Dünya Süper yat Ödülleri’nden de evine birincilikle döndü.

Performansı yüksek birçok yat, hatta megayat mevcut fakat Danish Yachts tasarımı Shooting Star hepsinden farklı. Öncelikle 125 feet, yani 38.1 metre uzunluğunda olmasına rağmen saatte 50 knot hıza ulaşabiliyor. Tamamıyla kompozit karbon fiberden yapılmış ve bu teknik özelliklere sahip, Danimarka’da üretilen ilk ve tek yat olma özelliğini taşıyor. İç mekânlarıyla da İskandinav tasarımının en güzel örneği olan Shooting Star; modern, işlevsel, şık ve son derece konforlu.

Shooting Star, saat ve mücevher sektöründe modern ve çarpıcı birçok tasarıma imza atan Skagen firmasının bünyesinde bulunan Danish Yachts’ın AeroCruiser serisinde ürettiği ikinci süperyat. Modelin tam adı AeroCruiser 38 II. “38” yatın boyuna, II ise önceki AeroCruiser tasarımından farkına gönderme yapıyor. 115 feet’lik Moon Goddess adlı ilk AeroCruiser 2006’da üretilmişti ve 45 knot hıza ulaşıyordu. Danish Yachts aslında Danimarka ordusu için tekneler tasarlayan bir firma olarak kurulduğu için bu kadar hızlı yatlar üretebilmesi çok da şaşırtıcı değil.

Firma Shooting Star’ın tasarımında, ünlü gemi inşaat mühendisi Espen Øino ile çalışmış. Yatın dış çizgilerinde Danimarka ordusunun kullandığı devriye botlarından esinlenilmiş. Yat hem hız hem de yüksek manevra kabiliyetine sahip. İç mekânlar da benzer megayatlara oranla daha geniş tutulmuş. Yapımında kullanılan karbon fiber sayesinde çok hafif olduğu için daha hızlı gidebiliyor hem de daha az yakıt harcıyor. Karbon fiber uzun zamandır piyasada olan bir malzeme; fakat normalde yatların sadece belli kısımlarında kullanılıyor, sadece gövdede ve yelken direklerinde örneğin. Shooting Star ise modern uçaklar gibi tamamıyla karbon fiberden yapılmış. Yine bu sayede maksimum hızda seyrederken bile boyunun üç katı mesafede tamamen durabiliyor.

Yatın iç dekorasyonunda en önemli faktör ışık, daha doğrusu gün ışığı. Deyim yerindeyse yat dışarıyı içeriye taşıyan bir tasarıma sahip. Üst güvertenin açılır kapanır tavanı normalden çok daha büyük tutulmuş. Geniş yan pencerelerde açık akçaağaç tonlarında ahşap ve beyaz tekstiller kullanılmış. Pencere pervaz ve tirizleri gövde ile aynı renge boyanmış, bu sayede iç ve dış mekanların bütünlüğü sağlanmış. Yemek bölümü yatlarda genellikle salonun gerisinde, baş tarafa doğru yerleştirilir. Shooting Star’da ise bu kısım kıç tarafında, bu sayede yemek yerken denizin üzerinde gibi hissediliyor.

Tasarımdaki en göz alıcı unsurlardan birisi de kokpit bölümü. Sanki bir yarış otomobilinin içine girmiş gibi oluyorsunuz. Buna rağmen tasarım olsun diye yapılmış bir tasarım değil burası; son derece işlevsel ve pratik. Ayrıca yattaki tüm video ve ses sistemleri Bang&Olufsen tarafından yata özel tasarlanmış. Dolayısıyla yatta birinci sınıf bir sinema salonu bulunması şaşırtıcı değil. Shooting Star’daki B&O tasarımları arasında incecik ve zarif LCD televizyon BeoVision 10 ile dijital ses sistemiyle öne çıkan BeoVision 7 bulunuyor. Kamaralarda son teknoloji ürünü BeoVision 4 plazma TV’ler, BeoVision 2 modeli oval formda CD ve DVD oynatıcılar bulunuyor. Hoparlörlerde ise patentli akustik lens teknolojisine sahip BeoLAb 3 sistemleri tercih edilmiş. Shooting Star lansmanından sonra ilk olarak Cannes’da gerçekleşen 2011 World Yacht Trophy ödülünü kazandı. En son 5 Mayıs’ta İstanbul’da düzenlenen Dünya Süperyat Ödülleri’nde ise İki Güverteli & Yarı Deplasman yat kategorisinde birinci seçildi. Shooting Star’ın değeri 26 milyon dolar olarak açıklandı.

YAŞAM

Related Posts

Comments are closed.

« »