Binicilik Dünyasının Yükselen Yıldızı: MARTIN FUCHS

22 Kasım 2014 11:04

Henüz 22 yaşında olmasına karşın, kazandığı şampiyonluklarla binicilik dünyasında çok önemli bir noktaya gelen Zenith marka elçisi Martin Fuchs, genç binicilerle yarıştığı kategorilerde üst üste kazandığı üç altın madalyanın ardından bu kez Sion’da Swiss Elite şampiyonu oldu. Fuchs, ilk kez katıldığı bu kategoride de kazanarak bir kez daha dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

Martin Fuchs (3)Henüz 22 yaşında olmasına karşın, kazandığı şampiyonluklarla binicilik dünyasında çok önemli bir noktaya  gelen Zenith marka elçisi Martin Fuchs, zengin CV’si ile “engelleri” bir bir aşmaya devam ediyor. Genç binicilerle yarıştığı kategorilerde üst üste kazandığı üç altın madalyanın ardından bu kez Sion’da Swiss Elite şampiyonu olan Fuchs, ilk kez katıldığı bu kategoride kazanarak bir kez daha dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Ayrıca Fuchs’un durmaya niyeti yok:

Genç sporcu, önce Oslo ve Helsinki’deki Dünya Şampiyonaları’nda, ardından 2016’da Rio de Janeiro’da düzenlenecek Olimpiyat Oyunları’nda zirveye çıkmak istiyor.

Aslında hikâyeyi tam olarak anlayabilmek için, her şeyin başladığı güne dönmemiz gerekiyor. Yani İstanbul’a… 2006’da güneşli bir İstanbul gününde karşımıza çıkan Martin Fuchs, atıyla birlikte tüm engelleri müthiş bir maharetle atlamış ve bitiş çizgisini birincilik pozisyonunda geçmişti. O gün henüz 14 yaşındaydı ve çocuklar kategorisinde Avrupa’nın en iyisi olduğunu kanıtlamıştı. İlk günden beri sürekli kendini geliştiren Zürih doğumlu sporcu, binicilik dünyasında Engelli Atlama kategorisinin en parlak yüzlerinden biri haline geldi ve yükselen yıldız olarak gösterilmeye başlandı.

Biniciliğe aslında 7 yaşındayken başlayan Martin Fuchs, 18 yaşındayken Uluslararası Binicilik Federasyonu’nun dünya sıralamasına girdi. Ardından iki sene içinde Avrupa Şampiyonası’nda kendi yaş grubunda bronz madalya kazandı ve 2010’da Singapur’da düzenlenen Yaz Gençlik Olimpiyat Oyunları’nda altın madalyaya uzandı. Bu süreçte en dikkat çekici nokta kazandığı başarılardan çok etkileyici tekniğiydi. Stil, sürat ve tutkuyu öylesine kusursuz bir kombinasyonla sergiliyordu ki, bu gerçek sanat eserinin başarısız olma şansı zaten yoktu.

Miras ve Cesaret

Yıldızı çok çabuk yükselen Martin’in başarısının sırlarından biri de aile geleneklerinin peşinden gitmesiydi. Öyle ki, Fuchs ailesi ilk aile binicilik merkezini 1965’de açmış ve hayatlarını “engelleri” aşmakla geçirmişti. Hatta büyükbabası, binicilik dünyasında iz bırakan isimlerden biriydi. Şimdiyse Martin’in anne-babası Renata ve Thomas, oğullarının kariyerini destekliyor. Bir başka deyişle, tutku nesilden nesile aktarılıyor.

Sürekli yeni meydan okumalarla karşılaşan ve daima geleneklerin peşinden giden Martin Fuchs ile Zenith’in bir noktada karşılaşması kaçınılmazdı. Zira binicilik ile saatçiliğin o kadar çok ortak noktası var ki… Mükemmel bir atlayış hedefleyen binicinin gücünü ve hızını dengeleyip atlayış anına salisesi salisesine hazır olması ile tarih boyunca hassasiyet, yenilikçilik ve zarafetin peşinde koşan mekanik saatçilik dünyasını birçok açıdan benzetmek mümkün. Tabii bu dünyanın en önemli yüzlerinden Zenith ile biniciliğin yükselen yıldızı Martin Fuchs’u da.

Martin Fuchs (2)Salise Hassasiyeti

Hem atın üzerinde hem de yüksek saatçilik dünyasında kıyasıya bir rekabet olduğu için, fark yaratmanın sırrı en küçük detaylarda yatıyor. En üst düzey işçiliği sergilemek ve hiçbir şeyi şansa bırakmayan bir felsefeye odaklanmak ise bunların başında geliyor. Bu açıdan bakınca da Martin Fuchs ve Zenith’in doğal uyumunu sezmek hiç zor değil. İki taraf da her gün tekrar tekrar mükemmeliyetin peşinde giderken aksi düşünülebilir mi?

HABER, Manşet, SAAT

Related Posts

Comments are closed.

« »