pınar çağan

BEYAZ YAKALI KADINLAR

24 Nisan 2014 17:01

 Ne mutlu ki son yıllarda üst düzey yönetici kadınların sayısı giderek dünyada ve Türkiye’de artıyor. “Her şeyi yapan kadınlar, elinden her iş gelen kadınlar, kendi ayakları üstünde duran kadınlar, kariyerli kadınlar” gibi pek çok isim takılıyor, zorlu çalışma koşulları arasında kendini yönetici pozisyonuna getirmiş beyaz yakalı kadınlara. Peki ne yapar bu kadınlar? Ne yer ne içer? Tüketim alışkanlıkları neler? Onların lüks anlayışı nasıl şekilleniyor? Yöneticilikten kazandıkları hatrı sayılır kazançlarını nerelere harcıyorlar? Ufak bir araştırma yaptık ve sonuçlar gerçekten şaşırtıcıydı…

byg   “Bana lükslerimi verin, ihtiyaçlarım olmadan da yaşarım” Oscar Wild’ın bu sözü öyle anlamlı ki, nereye koysanız yakışıyor aslında. Ama beyaz yakalı kadınlar için sanki yıllar önce öngörülmüş de söylenmiş gibi.

Zaman, kadın erkek gözetmeksizin, özellikle metropollerde daha hızlı akıp geçiyor sanki. Hele de yoğun iş temposu içindeyseniz, kendinize ve özel ihtiyaçlarınıza ayıracak çok fazla vaktiniz kalmayabiliyor. Trafik, hava koşulları, toplantılar, araya sıkıştırılmış öğünler… Tüm bu sıkışıklık içinde neler lüks sınıfına giriyor dersiniz?  Alışık olduğumuz lüks tüketim alışkanlıkları şaşırtıcı bir şekilde beyaz yakalı kadınlar için geçerli değil. Biz onları genellikle şık ve bakımlı görüyoruz, toplantılarda, tanıtımlarda, seminerlerde… Üstelik kendilerine ait bir tarzları da var. Acaba bir stil danışmanıyla mı çalışıyorlar? Cevap veriyorum; HAYIR! Bu kadınlar kendi işlerini kendileri görüyorlar ve pek çok kadın için lüks olan onlar için gereksiz.

Tahmin edildiği gibi beyaz yakalı kadınlar, iş çıkışı alışveriş merkezlerini çark çevirmiyorlar. Bu durum onlar için vakit kaybından başka bir şey değil. Alış verişlerini nasıl yapıyorlar öyleyse, nasıl her zaman özenli ve şık görünebiliyorlar? Araştırmalar, yoğun çalışan iş kadınlarının alış verişlerini sezonluk olarak yaptıklarını gösteriyor. Genellikle “tepeden tırnağa” tabir ettiğimiz yani iç çamaşırından, aksesuara kadar aradıkları her şeyi tek bir mağazada bulma eğilimindeler. Bunun için de dünya markalarının satışının yapıldığı 3-4 katlı mağazaları tercih ediyorlar. Giyim kuşam konusunda, yıllar içinde pozisyonlarının da etkili olduğu bir tarzları var. Şık ve kaliteli kumaşlardan etek ve pantolonlar üzerine de çeşitli gömlekler. Aslına bakarsanız öyle çok gösterişli gardroplara da sahip değiller. Çeşitlilik önemli ancak her zaman sadelik ön planda. Beyaz yakalı bir iş kadınını her hangi bir seminer veya toplantıda asla frapan bir kıyafetle ya da florasan renkte bir bluzla göremezsiniz. E ne de olsa bu kadınlar bu mevkilere kolay gelmediler, zihne ve fikre ait olmayan her hangi bir şeyin kendilerinin önüne geçmesine de asla izin vermezler. Hatta bir sır vermek gerekirse, ünlü bazı iş kadınları alışveriş konusunu o kadar zaman kaybı olarak görüyorlar ki tasarımcıların, o sezona ait koleksiyonlarını ev veya ofislerine getirterek iki toplantı arasında sezonluk ihtiyaçlarını karşılayıveriyorlar.

Beyaz yakalı kadınlar için tüketim ürünlerindeki en önemli özellik “ kullanışlılık”. Bir çantayı asla o sezonun en gözde parçası diye satın almıyorlar. Hele de o küçük çantalar bu kadınlar için hiçbir anlam Business leaderifade etmiyor. Çünkü bir çanta onlar için, o gün ihtiyaçları olan her şeyi içine alabilecek büyüklükte olmalı. Dosyalar, tablet, cep telefonu, ajandalar … Gerekli olan her şey o çantaya sığabilmeli. Ama yine de kariyerlerine yakışır kalitede ve hemen her kılıkla uyum sağlayabilecek renk tonlarında olmalı. Gelelim ayakkabılara, onları sivri burunlu stilettolarla görmeniz pek mümkün değil. Genellikle az topuklu, rahat olduğu 200 metre öteden fark edilen çok da güzel görünmeyen ayakkbıları tercih ediyorlar. Çünkü gün içinde o kadar çok koşuşturuyorlar ki, bir de basit bir ev kadının altın gününe giderken yaşadığı ayakkabı vurması kabusunu mu yaşayacaklar Allah aşkına? Mümkün değil. İşte bu noktada yine o devasa boyutlardaki çantalar devreye gidiyor. Akşam bir pogramları varsa atıveriyorlar çantalarına ayakkabılarını, gerektiğinde ufak bir değiş tokuşla halloluveriyor şıklık meselesi. Bir de tabii arabalarının bagajları  var ki saymakla bitmeyecek detaylarla dolu. Her an kısa bir seyahat için hazır bulunan bir küçük bavul. Arka koltuğun sağ pencere camının üstündeki askıya asılmış, kuru temizlemeden taze gelmiş tüvit kumaştan kurtarıcı bir tayyör ve “üstüne geçir çık, her yere gidersin” trençkotu. Pek tabii bej rengi olandan.

Mücevher… Unutmamak lazım ki ister ev kadını olsun ister beyaz yakalı, kadın her zaman kadındır ve pırıldayan her şey bir kadın için vazgeçilmezdir. Beyaz yakalı kadınlar akıllı kadınlardır, geçici heveslere servet harcamazlar, onlar değerli ve emek verilmiş olanı severler. Bu sebeple bu kadınların mücevherleri her zaman gösterişli ama sadedir. Onları asla ama asla yeni gelin edasıyla şangır şungur elleri kolları mücevherlerle dolu göremezsiniz. Zaten çok fazla aksesuar dikkati dağıtır. Toplantıda söyledikleri her kelime hayati önem taşır, her hangi bir çalışan önce kulağına sonra bileğine ve daha sonra boynuna bakakalırsa bu durum onları rahatsız eder. O yüzden mücevherde tercihleri genellikle Cartier, Bulgari, Van Cleef& Arpels  gibi markaların pırlantalı ve diğer değerli taşlarla bezenmiş ölümsüz eserleridir ve evladiyeliktir. Hepsini asla bir arada kullanmazlar, her bir parça tek başına da değerlidir çünkü, karıştırmaya gerek yok.

Ya saatler?  Bu kadınların belki de en değerli mücevherleri saatleridir. Özenle seçerler, bir koleksiyoner gibi muhafaza ederler, her zaman o marka saat hangi ülkenin ürünüyse mutlaka oradan alırlar. Onlar için saatlerin içindeki küçük pırlantaların nasıl mıhlandığından, kasasındaki materyalin alaşım değerleri bile oldukça önem taşır. Hemen her kıyafetlerini özel saatleriyle kombin ederler. Ee dememiş miydik zamanları kıymetli diye. Üstelik bu özel kadınlar, bazı markaların özel yapım saatlerinin hangi saat ustasının elinden çıktığıyla da yakından ilgileniyorlar. Saat onlar için bir mühendislik harikası. Bu tip kadınlar teknoloji ile fazlaca ilgili olsalar ve her tip yeni çıkan teknolojik ürünleri yakından takip etseler de saat deyince “dijital” den olabildiğince kaçınıyorlar.

womancryVe şimdi size hiç de tahmin etmeyeceğiniz bir şey daha söyleyeceğim. O da kariyer sahibi, başarılı kadınların tatillerde nereleri ya da neleri tercih ettikleri. Biz duyunca oldukça şaşırdık, ama sonra hak verdik. Sanılanın aksine bu şık, iyi eğitimli kadınlar tatil günlerinde şık restoranlara gidip yemek yedikten sonra harika manzaralı lüks rooflarda içkilerini yudumlamıyorlar. Onlar mümkünse doğa ile baş başa kalabilecekleri, sakin, haftanın stresini atmak için müsait bakir yerleri tercih ediyorlar. Ve tatil günlerinde bu başarılı kadınlar bir superman edasıyla eşofmanlarını ve spor ayakkabılarını giyip gün boyu rahat hareket edebilecekleri yerleri seçiyorlar. Yurt dışı tatillerinde ise, en sevdikleri dinlenme yeri parklar. Çimlere uzanıp saatlerce kitap okumak ise en tatmin edici tatil aktiviteleri. Hak vermemek elde değil. Tüm hafta boyunca yoğun bir iş temposu içinde ve iş yemekleri, toplantılar, şık restoranlar derken haliyle insanlar kendilerine ait zamanlarda en doğal halleriyle anı yaşamak istiyorlar. İşte beyaz yakalı kadınların lüksleri de, hayata bakışları ve başarıları gibi alışılagelmiş lüks anlamının hayli dışında kalıyor. Rahat kıyafetler ve huzur dolu bir gün onlar için “lüks” ün sözlük anlamı.

Sonuç olarak, ister kadın olun ister erkek beyaz yakalı ve başarılı olmak göründüğü kadar kolay değil. Yalnızca kişisel ihtiyaçların karşılanması bile itinalı seçimler yapmayı gerektiriyor. Hayat herkes için meşakkatli ama kadınlar için bir o kadar da özen gerektiriyor. Bu arada madem beyaz yakalı kadınlardan detaylarıyla bahsettik öyleyse sizlere bir de önerim var. Yayınlandığından bu güne özellikle iş dünyasında çokça söz edilen bir kitap ve tabii yazarı da beyaz yakalı bir kadın. Üstelik ismi de “Beyaz Yakalı Girişimci” Fatmanur Erdoğan’ın kaleminden.  Girişimci dünyaya adım atmak isteyen herkese, özellikle de kariyer sahibi kadınlara duyurulur…

 

Köşeyazısı

Related Posts

Comments are closed.

« »